O'nu hiç kimse omuzlarına almadı.
Omuzlarında taşımadı.
O, hiç kimsenin omzuna basmadı.
Ne kendisi eğildi, ne de başkalarının eğilmesini istedi.
Siyah beyaz köşesinde, renkli yazılarıyla tanımıştım önce onu.
Susulan dönemlerde konuşanlardandı o.
İnsan sevgisi yazılarına yansırdı elbette.
Ama tanıyınca, kıblesinin insan olduğunu daha iyi anlardınız.
Esmer yüzünden ak düşünceler yansırdı.
Kısa boyluydu.
Ufak tefekti.
Kocaman yüreğini görmek için, uzun yıllar gerekmezdi.
Politikacılarla dosttu.
Ama hiç ödün vermedi.
İhtilaller onu hiç değiştirmedi.
Tarafı, "emekçi" ydi.
Kendi kuşağından, çok gönül dostunu yolcu etti. Şimdi de kendi gitti.
Kocaman yüreğini bu dünyada bırakarak...
Uğurlar ola Mustafa Ağabey!
İşte bugün omuzlarımız üzerindesin.
Seni taşımak kolay değil, biliyorum.
Yetmiş yıllık ömrünü, eserlerini ve verdiklerini bu tabuta zaten sığdıramazdık
Taşıdığımız sen değilsin, biliyorum.
"Onurlu bir yaşam" dendiğinde hep aklımıza geleceksin.
Rafet Genç'in, Ahmed Arif'in yanında toprağa verirken seni, sevdalarını gönlümüze aldık.
Uğurlar ola üstat!
Uğurlar ola Ekmekçi!..
Takvim, 23 Mayıs 1997
T&T