Hem Ziyaret Hem Ticaret!

Cüneyt Arcayürek

KİEV - Uçağın oval penceresinden beyaz bulutlara, sonsuza değin uzanan mavi ufuklara bakıyorum.

İçimde bir sıkıntı var, bir burukluk.

Bir yıl öncesine uzanan anılar; dostum, arkadaşım, kardeşim Ekmekçi'yi taşıyor usuma. O mert, insancıl, kendine özgü yaşamıyla, ama inanç kayasına dönüşen görüşleriyle Mustafa Ekmekçi...

Bulutların üzerinden, maviliklerden sanki bana el sallıyor.

Bilemiyorum; iki damla gözyaşı süzüldü mü yanaklarımdan?

Bilemiyorum; birlikte geziye çıktığımız gazeteci arkadaşlarımız seziyorlar mı içimden geçenleri?

Dün Ekmekçi'nin ölümünün birinci yıldönümüydü. Evet, şu iki dize ne kadar da katı gerçek: "Ölüm Allah'ın emri/Ayrılık olmasaydı."

Ekmekçi'yi İstanbul'da, Ankara'da anıyorlar. Ben her gün!

Ekmekçi anılarıyla dopdolu iki saatten sonra, Cumhurbaşkanı Demirel'in uçağı Borispol havaalanına iniyor.

Ve... Yaşam sürüyor:

Cumhurbaşkanı Demirel'le Ukrayna'ya bu ikinci gelişim. Eski Kiev ve müzeleriyle görülmeye değer bir ülke Ukrayna.

Ama, asıl önemini sanırım Cumhurbaşkanı duyumsuyor. Ukrayna'yı sadece Karadeniz kıyılarındaki komşu bir ülke olarak görmüyor.

Gönlünde büyüttüğü kimi projelerden birinde önemli bir ayak yerine geçiyor Ukrayna. GAP'a tutkunluğu, Cumhurbaşkanı olduktan sonra Türkiye'yi örneğin uluslararası enerji transferinin bir numaralı ülkesine dönüştürme projesiyle, sanırım eşdeğer.

Geçen gelişinde, Ukrayna devlet adamlarının ülkemizi resmi ziyaretlerinde "bir akaryakıt boru hattı" projesi üzerinde duruldu. Geniş müzakereler yapıldı.

Yumurtalık-Samsun "pipeline'ı" Karadeniz'in derinliklerinden Ukrayna kıyılarına ulaşacak; Irak petrolleri, bu boru hattı kanalıyla Doğu Avrupa'ya -deyim yerindeyse- çıkarma yapacak!

Hattın Türk topraklarındaki bölümünü gerçekleştirmek kolay. Zira, Yumurtalık'tan sonra akaryakıt Kırıkkale'ye uzanıyor. Buradan Samsun'a. Fazla bir mesafe yok ve maddi yükü büyük değil.

Karadeniz'i aşmak zorlu bir sınav. Bir ara unutulur gibi oldu proje. Hatta tozlanmaya bırakıldığından da söz edildi.

Ne ki, boru hattının önemini unutmayan biri vardı aramızda: Demirel!

İVME

Bu gezide Yumurtalık-Ukrayna boru hattını "canlandırmak, yeniden 'ihya' edip gerçekleşmesine ivme kazandırmak" amacında. İkili görüşmelerden sonra iki ülke arasında -mutabık kalınırsa- "konuyu günümüze taşımak için" bir protokol imzalanacağından söz ediliyor. Projeye "öncelik vermeyi" amaçlayan bir protokol!

Ukrayna'nın, Türkiye'nin dışsatımında küçümsenmeyecek yeri var. Birden gelişme göstermiş, yüz milyonlardan 1 milyar dolara çıkmış dışsatımımız. Demirel'in miktarı, 2 milyara çıkarmayı hedeflediği söylendi bana.

Türkiye için yaşamsal önem taşıyan kimi başka konularda Ukrayna ile anlaşmalar imzalanması da gündemde. Örneğin kara para aklanması gibi. Demirel ile Ukrayna Cumhurbaşkanı Leonid Kuchma heyetleri arasındaki görüşmelerde bütün bu konuların ele alınması bekleniyor.

Nihayet, herhangi bir konuda ortak görüşü içeren metinler imzalanmasa bile, Demirel'in bir başka konu nedeniyle söylediği gibi, bu türden gidip gelmelerle komşu "iki ülke arasındaki ilişkileri muhafaza etmek" doğru bir politika değil mi?

Tabii, daha sonraki günler sözünü edeceğimiz Kırım'ı ve oradaki yöneticileri ziyaret, Demirel'in yıllardır hedefleyip de gerçekleştiremediği bir arzuyla ilgili.

İlk gelişinde -kimi nedenlerle- gidemedi Kırım Türklerine. Başbakan Yılmaz'ın geçendeki gezisinde de Kırım'ı ziyaret sağlanamadı. Bu kez, resmi programa göre Demirel Kırım Türkleriyle buluşuyor.

20 milyon dolarlık Eximbank kredisiyle birlikte...

Kırım Türklerini selamlayacak.

Cumhuriyet, 22 Mayıs 1998
Güncel