İnsan mı? Gazeteci mi?

Mahmut T. Öngören

Bir öğretmen, "Tüm öğretmenlerin başı sağolsun" diyor ekranda. Sonra ekliyor: "Köy Enstitüleri'nin de başı sağolsun."

Eminim, aynı anda öğretmenlerle beraber avukatlar, doktorlar, bilim adamları, sanatçılar, öğrenciler, cezaevlerindekiler, başları dertte olanlar, hatta kimi politikacılar, elbette okuyucular ve gazeteciler de aynı dilekleri iletiyorlar birbirlerine.

Başımız sağolsun.

Gazeteci mi doğulur? Yoksa sonra mı gazeteci olunur? Önce insan, sonra gazeteci mi?

Bu gibi soruların hiç mi hiç önemi yoktur Mustafa Ekmekçi için. Çünkü Mustafa, insanlığını asla bırakmadan gazeteciliğini, gazeteciliğini bırakmadan da insanlığını yaşadı ve yaşattı bizlere.

O'nu galiba 1963 yılından beri tanıyorum. Salt bir kez hiddetine, kaygısına ve kendi kişiliğinin dışına çıktığına tanıklık ettim. 1991 yılında hep beraber Cumhuriyet' ten ayrıldığımızda…

Ama boşlukta kaldığını sandığı o günlerde bile hem insanlığını hem de gazeteciliğini elden bırakmadı.

Ekrandaki öğretmen "Köy Enstitüleri'nin de başı sağolsun" dedi. Ne güzel söz. Ben de onlara başsağlığı diliyorum. Köy Enstitüleri, Ekmekçi'nin yüreğinin tam orta yerindeydi. Kaç kez bu yüreğin orta yerini duyumsatmıştı bizlere.

Mustafa Ekmekçi'nin haberini ekrandan öğrendiğimde, usuma önce eşi Aldoğan Hanım ve iki sevgili kızı ve hemen arkasından da Ali Yüce geldi. İkisinin beraberliğindeki tadı kaç kez aldım, anımsamıyorum. Sonra, Ekmekçi'yi yaşamak mutluluğuna erişmiş ülkemin sıcak, iyilik seven, düşünen ve yürekleri sevgiyle dopdolu insanları… Hepinize başsağlığı diliyorum.

Biliyorum, ülkemde şu içinde bulunduğumuz çirkef dolu ortamda Köy Enstitüleri'ne de yaşayan varlıklarına da yürekle, sevgiyle ve bilinçle yaklaşan ve ileride yaklaşacak gazeteciler ve yazarlar da vardır. Ama Ekmekçi gibisi de bir kez daha çıkacak mıdır?

Annemin ölüm haberini aldığımda yanımda Ekmekçi vardı. O andaki sevecenliğini, inceliğini, sıcaklığını, sevgi ve içtenlik dolu davranışlarını nasıl unutabilirim? Bir de gazeteci arkadaşım Metin Aksoy'un desteğini… Senin de başın sağolsun Metin. Server Tanilli'ye de buradan aynı dileğimi gönderiyorum. Kitaplarını eşsiz bir direnişin en çarpıcı örneğini vererek Ekmekçi aracılığı ile bizlere ulaştıran Server Tanilli'nin acısını çok iyi biliyorum.

Sevgili Mustafa Ekmekçi, bizlere verdiklerine ve ileride değerini çok daha iyi anlayacağımız katkılarına, bir de o gevrek kahkahana sonsuz teşekkürler…

* * *

Söylemeye gerek var mı? Ekmekçi'nin kitaplarını sevgiyle okuyunuz. Bir kez daha okuyunuz. Sonra bir kez daha…

Cumhuriyet, 23 Mayıs 1997
Mercekle Bakınca