Ormanlık mı ormanlık, yeşillik mi yeşillikti ilçenin bulunduğu yer Ayrıca sarp kayalar arasında gibiydi. Okur yazarı çoktu, yoksulluğuna karsın. Yoksul, dağlık bölgelerin çocukları okur-yazar olma zorundadır. Ne yapsın? Ticaret yapamaz, çiftçilik yapamaz anlayacağınız. Dağlarda bol bol kılkeçi olur, geyikler olur, ayılar olur...
Önseçim öncesinde politikacılardan biri geldi ilçeye. İri yarıydı politikacı, kellesi kulağı yerinde mi yerinde. O ilçenin bulunduğu il dolaylarında önseçimlerde her zaman liste başı olurdu. Amma, ilçeliler küsmüşlerdi. Çünkü, ilçeyle gereğince ilgilenmemiş, yoluna, suyuna yardımcı olmamıştı.
İri yarı politikacı ilçeye geldiği gün, rastlantı bu ya, bir de ayıcı geldi. Dükkânların önüne, politikacının konuştuğu yere yakın oynatmaya başladı ayısını. Ayının burnunda zincir...
-Sen buraya su getirdin mi?
Ayıcı zinciri hafifçe çekip yine kendisi karşılık veriyordu:
-Getirmedi...
-Okul yaptırdın mı?
-Yaptırmadı...
-Yol yaptırdın mı?
-Yaptırmadı...
-Öyleyse, ne yüzle geldin kocaoğlan?
İri yarı politikacı, o ilçede önseçimlerde birinciliği alamadı.
Türkiye'de de bilen çok mudur, Niğde'nin Koyunlu'su ile Fertek'ini acaba? Amma Niğdeliler iyi bilirler bu iki kasabayı. İki kasabanın da ayrı özellikleri var. Fertekliler okumaya yazmaya heves etmişler. Oradan okumuş yazmış insanlar yetişir. Koyunlulular da ticarete. Koyunluluların ticareti, halıcılığı ünlüdür. Örneğin, Kayseri'de Kayserililer söz sahibi sanırsınız değil mi? Öyle değildir halıcılıkta. Koyunlulular vardır orada da soz sahibi:
Bir gün, Fertekliler, başları ellerinin arasında kara kara düşünüyorlardı.
-Ne yapsak?
-Ne etsek? Aman komşular gelin bir araya. Bir yol da biz bulalım...
Ferteklileri kara kara düşündüren sorun şuydu:
Koyunlulular, Başbakan Naim Bey'in kızını hemşerileri bir halıcının oğluna almışlardı. Koyunlu'da yoksul zengin gece gündüz eğlenmiş mıydı, bu mutlu olay üzerine? Ferteklileri de kara kara düşünceler almışmıydı?
Kasabanın ileri gelenleri kolları sıvadılar, aklı erenler düşündüler Fertek, Koyunlu’nun altında kalamazdı.
Neyse, sonunda onlar da mutluluğa erdiler. Fertek'ten bir kız Süleyman Beylere gelin gitti. Süleyman Bey'in kayınbiraderi, Ferteklilerin damadı oldu iyi mı? Süleyman Bey Başbakan değil ama, olsun ne ziyanı var. Fertek de işi sağlama bağladı böylece.
Eeeee, diyecekler ki bak bak nerelere getiriyor lâfı? Düşünsün isteyen, nerelere varıyor lâf...
10 Eylül 1973