"Domuz yetiştirme" ile "Domuz etinin yenmesi" konusu, gittikçe büyüdü. Son olarak önceki günkü "Sabah" gazetesi olaya el attı. Haberleri, yazıları okuyunca Prof. Fehmi Yavuz'un ağzı kulaklarına varıyordu.
-Yazılsın, yazılsın... diyordu. Yabancısı olduğumuz bu konu kamuoyunun malı olsun, ilgililerde üzerinde düşünsünler.
Yavuz'la söyleşiyi sürdürüyorduk...
-Domuz konusu ile ne zamandan beri ilgileniyorsunuz?
-Mülkiyeyi bitirdikten sonra, doktora yapmak için Almanya'ya gönderildim. İki yıl sonra savaş çıkınca döndüm, (1937-1939). Pansiyoner kaldığım evlerin mutfaklarında birkaç çöp kutusu vardı. Bunlardan birine dokuma artıkları, birine konserve kutusu, boşalan diş macunu tüpü... gibi şeyler, birine de patates, meyve kabuğu, marul, lahana, pırasa artıkları gibi hayvan yiyeceği şeyler konuyordu, işte bu kutudakileri çöpçüler, sık sık toplayıp, özel kamyonlarla domuz beslenen yerlere götürürlermiş. İki yıl içinde bu çiftliklerden beş-altısını gezdim. Ve buralarda her yıl toplam 5- 6 milyon domuz beslendiğini öğrendim. O günlerde Almanya'da "Savurganlıkla savaş" (kampf dem verderb) parolası yaygındı. 1942 yılında şehircilik asistanı olduktan sonra konuyu, belediyelerimizin temizlik görevi açısından değerlendirmeye başladım. Özellikle büyük kentlerde, hayvan yemi olabilecek artıkların toplanması, zararsız duruma getirilmesi büyük bir sorun yaratıyordu. Toplamalar gecikirse, sinek, koku, pislik kaynağı olması ayrı bir sorun...
-Domuzun her şeyi yediği, obur hayvan olduğu söylenir, bu doğru değil mi?
-Almanya örneğine şu gerçeği de ekleyeyim: Tarım, veteriner fakültelerindeki öğretim üyeleri, uzmanlar, ülkemizde yetişen sebzenin, meyvenin en az üçte birinin tarlada, bahçede, taşıma, depolama sırasında yenmez, işe yaramaz duruma geldiğini yazıyor, söylüyor. Bunlardan da domuz çiftliklerinde yararlanma olanağı pekala aranır ve bulunur...
"Domuz etinin yenilmesi kesinlikle haram mıdır?" adlı bir kitap yayımlayan Dr. İhsan Ekin de, yapıtında aynı konuya değiniyor: tavuk ve ördeklerin de pis şeyleri yediğini, ancak onların etlerini ve yumurtalarım yemede bir sakınca görmediğimizi belirtiyor. Domuzların beslenmesinin, ciddi biçimde yapılması halinde bunun da önüne kolayca geçilebileceğini söylüyor.
Domuz üzerine tartışmalar ise, süreceğe benziyor...
15 Temmuz 1985