Yunus Nadi'de Köy Enstitüleri...

Bugün Cumhuriyet’in 72. yılı. Yunus Nadi'nin (1880-1945) kurduğu koca çınar, 72 yaşında. Daha nice yıllar yaşayacak.
Böyle önemli bir günde, Yunus Nadi'yi bir yazısıyla anmak istedim. Yazı, 28 Haziran 1927'de çıkmış. Başlığı: “Her Köyde Mektep". Yeni harflere daha geçilmemiş. Yunus Nadi'nin dili de, çok yerde bugünün gençlerinin anlayamacağı denli ağır, ağdalı. Köy Enstitüleri’nin emekçisi, kurucusu İsmail Hakkı Tonguç, yazıyı çok beğenmiş olmalı ki, “Eğitim Yolu ile Canlandırılacak Köy" kitabına almış, yazıyı aktardıktan sonra şöyle demiş:
"Bu makalenin çıktığı tarihten sonra Köy Enstitüleri kuruluncaya kadar aynı konuya dair günlük gazetelerde yazı yazanlar, Yunus Nadi'nin tekliflerinden daha ileri fikirler ortaya atamamışlardı. Hakikat böyle olduğu halde onu tahrife (karıştırmaya) yeltenenler olmuştur."
Yunus Nadi, "Her Köyde Mektep" yazısına şöyle başlıyor: (Yazıyı azıcık sadeleştirdim, özetledim de...)
“Türkiye'de eğitim sorununun çözümü, yukarı yazdığımız üç sözcüğün kesinlikle uygulama alanına konulacak bir yasanın uygulamasına vabestedir. Hayatta devrimin yolu da ancak ve ancak o yasanın uygulanmasına, yerine getirilmesine bağlıdır. Yalnız mesele bizim kolayca söyleyiverdiğimiz kadar basit değildir. Bu amacın gerçekleşmesi için pek çok külfetlere katlanma zorunluluğu vardır. Zaten iş kolay olaydı, onun hiç zevki olmazdı. ‘Her Köyde Mektep' ilkesi ile, zorluğu oranında tatlı bir konu ile karşı karşıyayız. Maarif Vekaletimiz, bu yasayı izleme ve uygulama yolundadır. Fakat sorun o kadar önemlidir ki, onun hakkında herkes her gün aklının erdiği şekil ve surette ne kadar çok söz söylese yine çok görülmez. Mesela bizim her köyde açılmasını istediğimiz en az birer mektep (okul) için gözönüne aldığımız bazı özellikler vardır. Biz her köyde açılacak okulun yaşamda cidden devrim yaratacak kurumlar olmasını istiyoruz. Bizim her köyde açılmasını istediğimiz okul, oralarda adeta bir üniversite ağırlığında olmalıdır. Koşulları yerine getirilirse, bunun gerçekleşeceğine bizce kuşku yoktur. Biz genel bilgilerden oluşan ilk eğitimin yaşama gerekli ve derhal uygulanması olanaklı bilgiler biçiminde yürütülmesini istiyoruz..."
Yunus Nadi, bu girişten sonra, çeşitli örneklerle köy okullarının nasıl oluşturulması gerektiğini anlatıyor.
Yunus Nadi'nin ayakları yerdedir. Verdiği örneklerden çoğu, 13 yıl sonra kurulan Köy Enstitüler’inde bir bir uygulandı. Yunus Nadinın sıraladığı örneklerden birkaçı şöyle:
"Misal: Köylerimizde sebze tarımı çok ilkel ve çok noksandır. Bir köyde kurulacak ilkokulun orada bütün meyve cinsleri ile sebze tarımına ağırlık vermesini, bunda doğrudan örnek olmasını istiyoruz. Bu olmayacak bir şey değildir. Bunun için köydeki mektebimizin 3-4 dönümlük bir tarla içinde kurulması, orada öğretmenlik edecek kişinin sebze yetiştirmeyi bilmesi gerekir. Öğretmen, okulunu çeviren tarlanın bir bölümünde öğrencisiyle birlikte çalışarak, sebze yetiştirecek ve bu uygulamalı öğretim köy için çok güzel örnek olacaktır.
Misal: Fenni bir arı kovanı yılda ortalama 25 okka (32.050 kg.) bal verir. Adi kovanlar bunun yarısını dahi vermez. Köy okulunun 20-30 kovan ile başlayacak arıcılığı köyde bu kolay sanatın kurulup yayılmasına hizmet edecektir.
Misal: Her eve her yıl beş ağaç dikilse, bir süre sonra köyde, hatırı sayılır bir orman husule gelmiş olur: köy okulu arazisinin bir kısmında -oyuncak kabilinden- örnek bir koru vucuda getirilebilir.
Misal: Mevsimle ipekböceği köy aileleri için adeta zahmetsiz bir eğlence halinde önemlice bir gelir kaynağı teşkil edebilir. Köy okulu arazisinin diğer bir köşesinde veya kenarında yetiştireceği dut ağaçları ile bu örneği dahi herkesin gözü önüne koyabilir. Orada ipekböceğini ve kozayı yetiştirecek olan çocuklardır. Bu çocuklar okulda uyguladıkları bu dersi evlerinde izleyip sürdüreceklerdir.
Misal: Hastalıklardan korunmanın iyi bilinen basit kuralları ve koşulları vardır. Köy okulunun öğretmeni sağlık koruma biliminin ustasıdır. O, bu kural ve koşulları çocuklara aşılayacak, giderek tüm köye yayacaktır.
Misal: Köyde yalnız babadan bulunma bir iki çeşit değil, belki yetişebilecek meyvelerin hepsi ve bunların en iyileri yetişmelidir. Köy okulunun öğretmeni meyveciliği bilir ve okulun bahçesinde bunu fiilen çocuklarla beraber çalışarak uygularsa çok geçmeden köyde yetişebilecek meyvelerin en iyilerini yetiştirmekte köylülerin birbirleriyle yarıştıkları görülebilir."
Yunus Nadi'nin örnekleri daha çok. Burada kesiyorum. Yunus Nadi'yi, Köy Enstitüleri konusunda en güzel yazıları yazmış Nadir Nadi'yi saygıyla anıyorum...
*
Dün Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan’ın haksız yere asıldıkları gündü. Bu çocuklara anıt gerekmiyor!