Ankara Barosu Disiplin Kurulu’nda, Nâzım Hikmet ile Aziz Nesin’i küçük düşürmekten Ergun Göze’nin savunmanı Gönül Özdağ yargılanıyor. Ankara Barosu Disiplin Kurulu, Ankara Barosu Yönetim Kurulu’ndan gelen karar üzerine mahkeme gibi görev yapıyor. Verilen günde yapılan duruşmalara disiplin kurulu başkanı ile dört üyesi, üzerlerinde savunman cübbeleriyle çıkıyorlar. Disiplin Kurulu Başkanı savunman Erkan Yücel, üyeler Ali Rıza Özdil, Tülay Yılmaz, Bülent Acar, İskender Oğuz…
Duruşmaların başlaması, olayların gelişmesi şöyle oldu: Ergun Göze'nin Türkiye gazetesinde çıkan bir yazısında Aziz Nesin’e hakaret edildiği savıyla, Ergun Göze aleyhine, Aziz Nesin’in savunmanı Veli Devecioğlu tarafından. Ankara 17. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde bir manevi tazminat davası açılır. Bu davaya Ergun Göze’nin vekili olarak katılan savunman Gönül Özdağ, mahkemeye verdiği 25.6 1992 günlü dilekçesinde, bir yerde özetle şöyle der:
"... Böyle bir tutum, kalemini, sanatını, şiirini, hayatını Sovyet hükümetinin emir ve talimatıyla şiir yazıp Kore'de savaşan Türk askerlerini, Mehmetçikleri Çin ve Kore komünist birliklerine teslim olmaya çağırışının da bir sanat etkinliği sayılıp alkışlanmasını istemek kadar haksız, icapsız ve Türk milletini şuursuz, izansız sayma anlamını taşıyan bir provokasyon ve cüretkârlık olur. "
Aziz Nesin davası ile ilgisi olmayan, davada taraf da olmayan Nâzım Hikmet’in böyle küçük düşürülmek istenmesi üzerine. Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Aydın Aybay Ankara Barosu Başkanlığı’na bir dilekçe ile başvurarak Gönül Özdağ'ın sözlerinin Türk Ceza Yasası’nın 480 ile 486/2 maddelerine de ters düştüğünü bildirir, savunman Gönül Özdağ'ın cezalandırmasını ister.
Ankara Barosu Yönetim Kurulu, Başkan Tuncay Alemdaroğlu’nun başkanlığında yaptığı toplantıda, savunman Gönül Özdağ'ın meslek kurallarına aykırı hareket ettiği görüşünü benimseyerek. Gönül Özdağ hakkında disiplin soruşturması açılmasını kararlaştırır, dosyayı Ankara Barosu Disiplin Kurulu Başkanlığı’na gönderir.
Nâzım Hikmet Vakfı Başkanı Prof. Aydın Aybay, baro başkanlığına gönderdiği şikâyet dilekçesinde özetle şöyle der:
"... Nâzım Hikmet büyük bir Türk şairidir. Dünya ulusları ve sanat dünyası O’nun şair ve sanatçı olarak üstün niteliğini ve bu alanda ulaştığı düzeyi değerlendirmiş, kabul etmiş ve böylece Nâzım Hikmet şair ve sanatçı olarak evrenselliğe ulaşmıştır.
‘Kurtuluş Savaşı Destanı' ve 'Memleketimden İnsan Manzaraları’nın yaratıcısı Nâzım Hikmet hakkında Avukat Gönül Özdağ'ın, tutucu ve gerici çevrelerin yayın ve düşüncelerinden esinlenerek yinelediği suçlamaları tartışmaya değer görmüyoruz."
Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı adına savunman olarak duruşmalara katılan savunman Halit Çelenk ile savunman Veli Devecioğlu, Disiplin Kurulu Başkanı Erkan Yücel'in başkanlığında oluşan kurula, Nâzım Hikmet'in bir kitabının önsözüne yazdığı bazı satırları anımsattılar. Nâzım bunda şöyle diyordu:
"Bu kitabın yazarı, yüreğini, kafasını, kalemini, boydan boya ömrünü halkına vermiş olmakla övünen sıradan bir Türk şairidir. Şiirimin köku yurdumun topraklarındadır. Ama dallarıyla bütün topraklara, doğuda, batıda, güneyde uçsuz bucaksız yayılan bütün topraklara, o topraklar üzerinde kurulmuş medeniyetlere, büyük dünyamıza uzanmak istedim..."
Belirlenen günde yapılan duruşmada. Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı adına katılan Çelenk ile Devecioğlu, savunman Gönül Özdağ'ın cezalandırmasını istediler.
Duruşmaya Gönül Özdağ gelmedi, yerine oğlu savunman Savaş Özdağ ile savunman Mikail Berk katıldılar. Bu iddiaların Ergun Göze ile Aziz Nesin arasında geçen davada incelendiğini, bunda suç görülmediğini, burada ayrıca incelenmesine gerek olmadığını, sözlerin eleştiri niteliğinde olduğunu, hakaret niteliği taşımadığını, bu nedenle ceza verilmesi isteminin reddedilmesi gerektiğini savundular. Gönül Özdağ savunucularının bu savunmalarına, Halit Çelenk ile Veli Devecioğlu karşılık vererek. Aziz Nesin ile Ergun Göze arasında geçen davanın bununla ilgili olmadığını, hakaret taşıyan sözleri nedeniyle Gönül Özdağ'ın cezalandırması gerektiğini bildirdiler. Bunun arkasından, Gönül Özdağ'ın Aziz Nesin için kullandığı küçük düşürücü nitelik taşıyan bazı sözlerle ilgili soruşturmaya geçildi. Kurul, Erkan Yücel başkanlığında aynı kuruldu. Bu duruşmaya Aziz Nesin'in savunmanı olarak Veli Devecioğlu ile aynı konuda bir başka şikâyet dilekçesi vermiş olan Çağdaş Hukukçular Derneği Ankara Şubesi Başkanı savunman Kazım Genç katıldı. Kazım Genç, duruşmaya, sivil olarak katıldı. Veli Devecioğlu özetle şöyle dedi
"Gerek mahkemede, gerekse temyiz aşamasında, davalı Ergun Göze'yi avukat Gönül Özdağ temsil etmiş, ekte sunulan layihaları vermiştir. Söz konusu layihalarda Gönül Özdağ, ulusumuzun onuru ve yüzakı bir yazara karşı, yalnız geçen yıl Japonya’dan Amerika ’ya dek beş ödül almış bir yazara, mahkemede de söylediğim gibi, insanın yüzü kızarmadan söyleyemeyeceği hepimizin meslek adına utanacağı, her tümcesi suç oluşturan sözler sarf etmiştir. "
Veli Devecioğlu, Gönül Özdağ'ın sözlerinden örnekler verdi. Bazıları şöyle: "Marksist, komünist, militan politikacı Aziz Nesin. Bütün ömrü boyunca Sovyet Rusya ve peyklerinin faaliyetlerine gözünü, dimağını, vicdanını mühürleyerek hayranlık ve övgü ifade eden bir çizgide kalem kullandığı Marksist solculuğu din haline getirmiş şaşkın entel. Aldığı iddia edilen birincilik ödülleri. Sovyet güdümünde faaliyet gösteren, sanatı politika ve propaganda için kullanan karargâhların ödediği bir ücret... Dışı gibi içi de alçak bir ajan… " (Gönül Özdağ, bu sözlerden bazılarını Aziz Nesin’e çatan yazarlardan almıştı.)
Ankara Barosu Disiplin Kurulu, ardı ardına gelen iki duruşmayı da 17 Mayıs Cuma gününe bıraktı...
***
5 mayısı, 6 mayısa bağlayan gece yarısından sonra, sabaha karşı faşist kafalar. Deniz, Yusuf, Hüseyin’i asmışlardı. Onları hiç unutmadım.
5 Mayıs 1996, Cumhuriyet