Yeni Osmanlılar Okusun!

Olayı Rasih Nuri İleri anlatmıştı; ocak ayı ortalarındaydı. Sosyalist Birlik Partisi'nin Ankara'da Bel-Pa’nın alt katında verdiği ikinci yıl yemeğindeydik. Avustralya’ya gitme hazırlıklarındaydım. Sadun Aren, Avustralya'ya gideceğimi duyunca şaşırmıştı;
Böyle kalın ayakkabılar giy, dedi, bastığın zaman düşme!
Aya değil Sadun Bey, Avustralya 'ya gidiyorum!
Sadun Aren, Yusuf Mazhar Bey’in oğlu, Yusuf Mazhar Bey, bir süre Yunus Nadi’nin basımevinde çalışmış. Nadir Nadi, ilk sosyalizm derslerini Yusuf Mazhar Bey’den almış.
Geceye katılanları gözlüyordum, şöyle gözucuyla.
İstanbul'dan gelenler vardı o gece. Tektaş Ağaoğlu, Rasih Nuri İleri, Fatma Hikmet İşmen. Uzaktan kadeh kaldırıyor, gülümsüyorduk. Rasih Nuri İleri, bir yaşayan tarih. Elimde kadehim masalarına vardığımda. Rasih Nuri İleri ilginç bir öyküyü anlatmaktaydı.
"- Ekmekçi geldi, yeniden anlatayım baştan... dedi, başladı anlatmaya: Birinci Dünya Savaşı'nda, Türk ordusunda, bazı yüksek rütbeli subaylar, Alman karargâhında çalışıyorlardı. O sıra ahbaplıklar doğuyor; bir Prusyalı albayla bir Muşlu -aslında Kürt- Türk albayı çok dost oluyorlar. Prusyalı albay, savaşta ölüyor. Türk albay, eski milletvekillerinden Sabur Sami Bey'in kardeşi Hayri Bey. Alman albayı ölmeden önce, karısını, çocuğunu Hayri Bey’e emanet ediyor. Hayri Bey, Alman kadınla evleniyor. Kadının ailesi soylu, asilzade! Dallı budaklı bir aile. İspanyol kolu da var ailenin, şatolar matalar... İspanyol bayan da Osmanlı hanedanından bir prensle evli. O prens de İspanyol bayanın tüm servetini yiyip bitiriyor. Sonra hepsi, kendilerini İstanbul'da buluyorlar. Bunlar, bizim Levent'te komşumuzdular.
Prusya terbiyesi görmüş olan bizim Kürt Albay Hayri Bey, tutuyor, oğlu 18 yaşına gelince:
Senin görevin, gidip vatanında askerlik yapmaktır, deyip bunu Hitler'in ordusuna subay olarak yolluyor. Çocuğun adı Hans, Hans Bey! Hans da bütün Alman seferlerine; Belçika, Hollanda, Fransa, Rusya seferlerine katılıyor. Almanlar yenilince. Ruslar bunu yakalıyorlar, savaş tutsağı olarak beş yıl Rusya'da inşaatta çalıştırıyorlar. Beş yılın sonunda sürgünü bitip kurtulunca, yeniden Türkiye'ye geliyor. Bir ilaç şirketinde yüksek aylıklı bir görev alıyor. Almancayı çok iyi bildiğini söylemeye gerek yok. İlaç şirketinde Ermeni sekreteriyle evleniyor. Karısının adı: Madam Marina. Ermeni kadından iki çocukları oluyor: Rudotf’la, Manfred! Bu iki çocuk da Levent'in, bizim mahallenin çocukları! Sarışın, böyle tam tipik Alman. Baba da çok dostumuz. Ancak tüm kalbiyle, Nazilerle birlikte olduğuna yüzde yüz eminim. Hitler'in kitabı 'Mein Kamf baş köşede. Ama hiç öyle konulardan konuşmazdık. Çocuklardan biri Almanya'ya gitti, orada bir Türk kızıyla evlendi. Adam aşırı Türk milliyetçisi! Almanlara karşı öyle bir tavrı var adamın; bu Rudolf, öteki, Manfred: Fransa'ya gitti, Fransız bir kadınla evlendi. Sonra baktık ikisi de Türk milliyetçisi! Garip bir sonuç; aslan gibi çocuklar. Sanıyorum askerliklerini de gelip Türkiye'de yaptılar. Almanyalara gidip Türk pasaportuyla dolaşıyorlar. Bu, Almanlara çok ters geliyor; şöyle diyorlar:
Adam sarışın, bize benziyor, bizim gibi konuşuyor, Türk milliyetçisi!..."
★★★
İzmit'te domuz çiftliğini yöneten Oralp Basım, Çin'e gitti. Pekin de, Çin radyosunun Türkçe yayınları şefi oldu. İzmit'te domuz çiftliği duruyor, ama domuzların sayısını azalttı, çiftliği arkadaşlarına bıraktı. Oralp Basım, Çin'de bir yıl kadar kalacak.
Konya'dan yazan Mustafa Karaçiftçi, Kadınhanı'nın Atlantı kasabasında domuz yetiştiriciliği yapmak istiyor yolladığı faksta şöyle diyor:
"Mustafa Ekmekçi'nin dikkatine,
Ben Mustafa Karaçiftçi, Konya ‘İlke Kitabevi’nden tanıyorsunuz bizleri. Konya 'da gericiliğe, bağnazlığa karşı geçmişte verdiğimiz uğraşlarımız konusunda, bir köşe yazınızın konusu olmuştuk. İlke Kitabevi'ni önümüzdeki günlerde yeniden açacağız. Bunun tüm dostlara ilk müjdesini sizin iletmenizi bekleriz. Hem de İlke Kitabevi'ni, kapatıldığı yerde ve olağanüstü hukuk savaşımı sonucunda açıyoruz.
Mustafa Abi, domuz yetiştiriciliği konusunda sizin duyarlığınızı biliyoruz. Bu konuda, sizin yazılarınızdan sonra duyarlı olmaya başladım.
Biz şu anda birkaç arkadaşla birlikte domuz yetiştirmeye karar verdik. Ahırlarımız ve biz bu işe hazırız. Bekliyoruz. Bu işi yapacak önce teknik bilgiyi, sonra diğer olanakları nasıl sağlayabiliriz? Bunlar şunlar:
. Domuz yetiştiriciliği konusunda yayımlanmış eser var mı?
. Anaç domuzları nasıl sağlayabiliriz?
. Beslenme, başlıca domuz sayrılıkları (domuz sağlığı) nelerdir?
Bu konularda bilgi bekliyoruz. Bu işi yapan herkesten destek bekliyoruz; dostça selamlar.
Adres: Mustafa Karaçiftçi, Atlantı Kasabası, Kadınhanı-Konya. Tel-Faks: 9-3446-1277"
İngiliz bilginlerin, domuz genlerinin insan genlerine uyduğuna ilişkin buluşları, çok kişiyi heyecanlandırdı. Domuz karaciğeri, insanlara takılabilecek; insan yaşamı uzatılabilecek böylece. Domuz kapakçıktan, insan yüreğine çoktandır takılıyor. Bakalım dinciler buna ne diyecekler?