Avustralya’dan döneli yirmi gün oluyor, ama oranın da ehlisinden bir türlü kurtulamadım. Ankara’da Uğur’un cenaze töreniyle ilgili öyküleri dinliyorum, Avustralya'da Sydney’den, Melbourne’den telefonların da arkası kesilmedi. Avustralya'ya yerleşen sanatçı Nihat Ziyalan'ın sözleri kulağımda çınlıyor
Ekmekçi, ben burada özgürlüğümü yaşıyorum. Evim, evimin önünde iki arabam, bahçemde havuzum var. Tek özlemim, Türkiye'deki dostlarım.
Nihat Ziyalan, Türkiye'deki dergilere şiirler yolladığı gibi. Sydney’de Türkçe yayımlanan gazeteye de "Kanguru Günlüğü" köşesinde yazılar yazıyor. Eşi Nedret Hanım'la birlikte ceket-gömlek üretip Avustralyalılara satıyor, yaşamını bunlarla kazanıyor.
Vedat Açıkalın, Avustralya'nın en tanınmış fotoğrafçısı bir bakıma. Onun çektiği fotoğraflar, Avustralya hükümetinin dikkatini çekti; Vedat Açıkalın'a hükümetten yollanan teşekkür mektubunda, Vedat'ın, 2000 yılında yapılacak olimpiyatların Sydney'de yapılması olasılığında büyük payı, başarısı olduğu belirtildi.
Vedat Açıkalın, Aydın Engin'in ödemiş Lisesi’nden arkadaşıymış. Aydın Engin de, Uğur Mumcu gibi lise takımının kalecisiymiş. Aydın Engin'e arkadaşları "Uçan Bohça" derlermiş...
Haydi Uçan Bohça! diye tempo tutarlarmış Aydın'a.
Uğur Mumcunun arkadaşları Cumhuriyet’te ne güzel anılar anlattılar.
Uğur'un da Bahçelievler Lisesi'nden bir arkadaşıyla konuştum, adı Işık Ertan. Uğur'un kaleciliğini ondan duymuştum. Uğur’un takma adı “Berbat”mış. "Cehennem Yüzbaşı" gibi hani. Ona dokunanın eli yanarmış, ondan mı? Çok etkili, sempatik, iğneleyici esprileri yüzünden almış bu takma adı belki de. Işık Ertan Melbourne'de yaşıyor...
Bursa dan Erhan Ölçer'den bir mektup aldım. Avustralya’yı soruyor, şöyle diyor özetle:
"Sayın Mustafa Ekmekçi.
Yaşadığım 32 yılın yaklaşık yarısı kadar bir süredir okuduğum gazetemde zevkle izlediğim yazılarınızdan ve İlhan Selçuk ve rahmetli Uğur Mumcu ile birlikte, düşüncelerimin ve dünya görüşümün sağlamlaşmasında önemli katkıları olan aydınlatıcı öğretilerinizden dolayı size içtenlikle teşekkür ederim.
Günümüzde boyutları oldukça büyüyen aşırı milliyetçilik ve ırkçılık akımlarının, kültürel miras ve değerlerinin zengin çeşitliliği yok edilmeden, yeryüzünden tamamen silinmesi ve tüm insanların ırk, din, cinsiyet vb. sınıflamalara sokulmadan, özgür ve eşit yaşamlar sürmesi için tüm bireylerin çaba harcamalarını diliyorum. Biliyorum ve eminim ki gelecekte bir gün, tüm bu sınıflamalardan insan eliyle arındırılmış bir dünyada yaşam sürecek. Buğun dünyamızdaki açlığın ve mutsuzluğun tümünün nedeni, insan eliyle oluşturulmuş bu sınıflamalar (eşitsizlikler} olduğuna göre, kendi yarattığı mutsuzluğu yine kendi eliyle yok etmek, insanoğlunun henüz tam verimiyle kullanmayı ne yazık ki bilmediği aklı sayesinde mümkün olabilecektir.
Bugüne değin, aynı dünyayı paylaşan farklı kültürler ile ilgili okuduklarım ve az sayıdaki yurtdışı (yurdumun çoğunu görme olanağım oldu) gezileri sayesinde, henüz 3.5 yaşında olan oğluma, ileride sorduğu zaman yanıtlayabileceğim bir birikime sahip oldum. Ne yazık ki, okuduklarım gördüklerimden katlarıyla fazla oldu. Kısıtlı bir süre üzerinde yaşayacağım bu dünyanın insanlarını ve yaşantılarını daha yakından görmek ve anlamak, dolayısı ile oğluma daha zengin bir deneyim sonucu edinilmiş görüşlerle yararlı olabilmek istiyorum. Bu amaçla, değişik ülkelerden yaşantı alışverişi yaptığım birçok mektup arkadaşı edindim. Bazılarını evimde konuk ettim, bazılarına konuk gittim.
Ne yazık ki, özgürlüklerimiz kısıtlı olduğundan tüm dünyayı yaşam alanı olarak kullanmak, değişik insanlarla yaşam içerisinde istenen sürelerle birlikte olmak olanaksız. Dünyanın dilediğim bir yerinde dilediğim bir süre yaşamak, çalışmak, paylaşmak isterdim. Oysa bu sadece turistik gezi süreleri ile kısıtlı ve tüm anılarımı oluşturduğum ve çok sevdiğim halde bu topraklarda bağlı kalmak, özgürlük duygumu hapsetmiş durumda.
Son günlerde heyecanla okuduğum Avustralya gezi notlarınız bana az da otsa bir umut aşıladı. Orada yaşayan insanlarımızla yazışmak ve bu uzak kıtadaki yaşam koşulları ile ilgili bilgi sahibi olmak istiyorum.
Yazılarınızla alevlenen bu tanıma ve paylaşma arzumu giderebilmek, yeryüzünün bu uzak köşesindeki yaşamı anlayabilmek amacı ile sizden bir ricada bulunmak istiyorum. Sydney, Melbourne, Canberra ve Brisbane'de yaşayan tanıdıklarınızdan uygun göreceğiniz kişilerin isim ve adreslerini sizden alabilmek ve onlarla iletişim kurmak arzusundayım.
Çoğunluğu acı ve endişelerle geçen yaşamlarımızda parlayan ufacık bir umut ışığını, tıpkı yakınlarda alçakça söndürülen mum ışığının toplumsal bir aleve dönüşmesi gibi, aydınlatıcı bir aleve dönüştürebilme işleğimi kendim ve ailem adına size iletirken, bu konuda yardımcı olmanızı diler, bu uzak kıtada yaşayan 'dost' insanlarımızla haberleşme olanağını sağlamanızı rica ederim.
Yazılarınızın tüm güzelliğiyle sürmesini diler, yanıtınızı heyecanla belerim."
Erhan Ölçer'in adresi şöyle: Kükürtlü Mah. Kükürtlü Cad. No: 38/1. Gencal Apt.. B Blok D.1,16080-Bursa.
Avustralya’daki, hatta tüm dünyadaki "dostlardan isteyenlerin Erhan Ölçer’le bağ kurmalarını gönülden diliyorum.
21 Şubat 1993, Cumhuriyet