Seçim sisteminin Oyunları... (1)

Bir uzmanla, seçim yasasının oynaklıkları ile çok küçük oy oranı değişikliklerinin, milletvekili sayısında ne denli büyük değişiktik yaratabileceği üzerinde konuşuyoruz. Uzmanımız, bu konularda titiz çalışmalar yapmış biri.
Bak, diyor, önce şöyle başlayalım işe; 1989 yerel seçimi genel seçim olsaydı, durum ne olurdu onu görelim: SHP yüzde 28.7 oyla 207, DYP yüzde 25.10'la 151, ANAP yüzde 21.8'le 92 milletvekili çıkaracaktı. 1989 oranlarına göre, ülke barajını geçemeyen DSP ile "Refah”, hiç milletvekili çıkaramayacaklardı; yani sıfır!
Bugün yüzde 28.7, SHP açısından varılabilecek en yüksek nokta sayılabilir. Bu seçimlerde SHP'nin o orana varamayışının bir nedeni de şu: Yerel seçimlerde katılma oranı oklukça düşük oluyor; genel seçimlerde sandık başına daha çok seçmen gidecek: 1989’da gitmeyip de bu kez sandığa gidecek olanlar, sol partilerin lehine çalışmıyor. Bunlar daha çok sağın müşterileri oluyor. O nedenle, SHP'nin yerel seçimde almış bulunduğu yüzde 28.7 oranı, genel seçim mantığına dönüştürüldüğünde, bu yüzde 27 demektir aşağı yukarı. Ülke barajına takılma açısından konuyu inceleyelim...
Uzmanımız öyle diyor:
O yüzdendir ki yeniden bir tahminler düzeni yaparken, SHP'nin en çok yüzde 27 alabileceğini düşünmek hayalcilik değildir SHP’liler, yüzde 30 almayı çok isterler, ama SHP 1989’da o şanlı seçimde, vardığı noktaya varsa, çok büyük başarıdır. Şimdi yüzde 27 oy oranı üzerine hesaplarımızı yapalım, oy oranlarına göre düzenleyelim: SHP yüzde 27 ile 195 milletvekili çıkarabilecek; DYP yüzde 24'le 145 milletvekili, ANAP yüzde 21'le 73 milletvekili; DSP yüzde 12, çıkarabileceği milletvekili sayısı da 12. Refah Partisi yüzde 10'la 24 milletvekili çıkarıyor. (RP. MHP İle birleşmese barajı geçemiyor, birleşime yüzde 10'la. DSP'den daha çok çıkarıyor. DYP yüzde 24'le 145 milletvekili çıkarırken, DSP yüzde 12 ile 12 milletvekili çıkarabiliyor. Verimsiz bir seçim. DSP'nin oy bölmekten başka bir işleri de şansı da yok. Usu başında olan DSP'ye oy verir mi? RP'nin yüzde 10 oyla, daha çok çıkarmasının nedeni daha sonra, gelecek yazıda, anlatılacak).
Yüzde 10’la barajı geçen "Refah Partisi"nin durumu oldukça ilginç. Yüzde 10'la 23-24 çıkarabiliyor. Uzmanımız konuşuyor:
SHP'nin oy oranını biraz daha azaltıyorum, çok değil. Ancak, o zaman nasıl oynamalar olduğunu görüyoruz: Çok az bir azalmayla, SHP’nin yüzde 27 oyunu yüzde 25.5'e indiriyorum; SHP'nin milletvekili sayısı birdenbire 167’ye iniyor. DYP’yi yüzde 24’te tutuyoruz 147 milletvekili alıyor; diyelim ANAP biraz artmış olsun; ANAP yüzde 23’e çıktığında birdenbire 105 oluyor, öbürleri DSP yüzde 11.5’la 12, RP yüzde 10’la 22 milletvekilliği alıyorlar. Dikkat edin ANAP yüzde 21'den yüzde 23'e çıktı, milletvekili sayısını 30 arttırdı. SHP, sadece yüzde 15 indi, milletvekili sayısı 30’a yakın indi. Eski zamanlarda olduğu gibi, "Yüzde 5 kaybettik!” filan yok. Yok, “yüzde 5 arttırdık!" denirdi. Şimdi yüzde yarım arttırmak kârdır! Vazgeçtim, yüzde 5’lerden... Seçim yasasının oyunları bunlar. Bir iki örnek daha verelim: Bu kez, çok küçük bir oynama yaptıralım, SHP'nin oy oranını yüzde 24.5'e indirelim: DYP'yi arttıralım biraz; yüzde 26 olsun, ANAP'ı bir azaltalım yüzde 22 olsun. Bu durumda, birdenbire her şey tepetaklak oluyor; SHP 167 milletvekilinden 144 milletvekiline düşüyor; DYP, 147’den 191’e fırlıyor. ANAP, yüzde 1 yitirdiği halde, milletvekili sayısı 73'e iniyor. DSP'de, Refah'ta bir değişildik yok! Bunlar örnek.
SHP yüzde 24 oranında 144 milletvekiline düşerken, DYP yüzde 27 ile birdenbire 206'ya fırlıyor. (Seçim sisteminin kalleşliğini görüyor musunuz? Tabii, DYP'nin böyle fırlaması için ANAP'ın oyunun inmesi gerek.) ANAP yüzde 20 ile 53 milletvekili çıkarıyor. (Ayrıca, hiç kimse düş kurmasın, ANAP'ın üç rakamlı milletvekili çıkarması çok güç. ANAP gidiyor gürültüye) DSP yüzde 12 ile 14 milletvekili, RP yüzde 10'la 30 milletvekili! (Rakamlar 450 tutmazsa şaşırma sakın, bağımsızları filan da düşünmek gerek)
Bu patırtı içinde, il il çok küçük oynamalar, ne büyük değişiklikler yaratıyor, gördük. Şimdiii, gelelim seçim çevrelerine. 105 tane seçim çevresi var 105 seçim çevresine dikkatli biçimde ayrı ayrı bakmak gerek. Eskiden olduğu gibi, Türkiye'de genel olarak, yüzde 40 çıkardın, yüzde 36 çıkardın, bunlar iyi kötü bir milletvekili sayısını verir, gibi laflar bitti. "Yok öyle dalga!" İşkembeden atanlara, kulak asmamak gerekiyor. Hele hesap bilmeyenlere! Uzmanımız konuşuyor, dikkatle dinliyorum; şöyle diyor
Her seferinde 105 tane seçim çevresine ayrı ayrı bakmak gerekir. Bir olasılıktan öbürüne atladığınız zaman, seçim çevresinde de oynamak zorunda kalıyorsunuz. Yani, Türkiye ortalamasının "1 puan değişmesi için, nasıl olacak? örneğin 105 tane seçim çevresinin 20 tanesi hiç değişmiyor 30 tanesi yarım puan değişiyor. Bilmem, 45 tanesi 05 puan değişiyor; kalanı 1.2 puan değişiyor. Hepsinin ortalamasını aldığınızda, bütün Türkiye ”1” puan değişmiş oluyor. Sonuca nasıl varabileceğimizi kestirebilmek için 105 seçim çevresine her seferinde ayrı ayrı bakmak zorunlu... Bu nedenle, DSP’nin Türkiye'de barajı aşabileceği son derece az seçim çevresi var. Gelecek yazıda bunu göstermeye çalışacağız...
Hinthorozu Erdal Bey'in eşi Sevinç Hanım, Erdal Bey'e horozlu bir kravat aldı. Dün İzmir'e gelen Erdal Bey, "Kravatı neden takmadınız" sorusuna şu karşılığı verdi:
Horozlu kravat, bu gömlekle takılmazdı da ondan!
Hinthorozu, dün İzmir'de Konak Alanı'ndaki kalabalıktan çok hoşlanmış gibiydi. Kalabalık coşkundu, burada anlatıldığına göre siyasal partiler, Konak Alanı'nda açık hava toplantısı yapmaktan çok korkarlarmış, kalabalık toplayamayız diye. SHP bu yürekliliği göstermiş. Bir sayı vermek kolay değil, ama Adana'daki açıkhava toplantısına göre kat kat yoğun. Demek SHP kefeni yırtıyor mu ne? Canlanma yolunda gözüküyor. Konuşanlar, kalabalığı, 1977 CHP mitingine benzetiyorlar. İzmir Belediye Başkanı Yüksel Çakmur, İzmir 4. bölge ikinci sıra adayı Alev Coşkun da aynı kanıdaydı. Kimine göre kalabalık elli bini aşıyor, kimine göreyse 100 bini buluyor.
Sonuçta, SHP kıpırdıyor.