İnsanlık Öldü mü?

Tunus Devlet Başkanı Zeynel Abidin Bin Ali’nin Türkiye'den istediği Tunuslu Riyad Mahtuf’un duruşması, 10 Ağustos 1993 Salı günü, saat 11.00'de Kırklareli Asliye Ceza Mahkemesi’nde. Son duruşmada, Fransa'dan gelen banka soyguncusu Etienne Boucly dinlenmiş, Etienne Boucly tutanaklara göre şöyle demişti:
"Ben Tunus'ta illegal bir örgütün mali işlerinden sorumlu üyesiyim. Ve örgüte para toplama işiyle görevliyim. Örgüt halen Tunus'ta faaliyette olduğu için adını söylemem sakıncalıdır. Örgüt, Tunus'ta demokrasiyi sağlamak için kurulmuş bir örgüt olup, örgütün şefi beni Paris'ten alarak Tunus'a götürdü. Ve Tunus'ta çalışmaya razı oldum. Huzurda bulunan Riyad Mahluf, bu örgütün üyesidir. Suç konusu banka soygunlarını biz yaptık. Amacı politiktir, örgüte para sağlamaktır. Bu örgüt, faaliyetlerine Habip Burgiba zamanında başladı. Zeynel Abidin, Habip Burgiba'yı devirdiğinde, ben Tunus’taydım. Zeynel Abidin, Habip Burgiba zamanında, içişleri bakanıydı ve bilahare darbe ile idareyi ele aldı. Habip Burgiba zamanında ve daha sonraki dönemlerde (Riyad Mahluf) banka soygunlarına bizzat katılmadı. Sadece örgütün üyesiydi..."
Geçen duruşmada, Riyad Mahtuf’un yargılaması ilginç olmuştu. Yargıç, Riyad Mahluf’u bir türlü oturtamıyordu. Yargıç Aslan Ünsal:
Tamam, otur! dedikçe:
Oturamam efendim, bu benim davam! Konuşacağım, hakkımı savunacağım! diyordu.
Yargıç Aslan Ünsal, bir ara Riyad Mahluf’a:
Riyad Mahluf, sen burada bulunduğun sürece, bu memleketin evladı sayılırsın! dedi. Duruşmadan sonra, Riyad Mahluf, çok mutlu olduğunu bildirdi. 20 temmuzda adli tatil başlamıştı, yargıç Aslan Ünsal, dinlenceye gitti...
Riyad Mahluf, Zeynel Abidin Bin Ali'nin geri verilmesini istediği bir Tunus yurttaşı. Gerçekte soyu Türk. Dördüncü kuşaktan dedesinin Karadeniz eşrafından Topçu Miralayı Mahmut olduğunu söylüyor. Topçu Miralayı Mahmut, verilen bir görevle Barbaros Hayrettin Paşa’yla birlikte Tunus’a gidip orada yerleşmiş. Kırklareli de "Demokrat Kırklareli "adında bir gazete çıkar. "Demokrat Kırklareli" Riyad Mahluf için bir özel sayı yayımladı. Gazetede, dergilerde, gazetelerde Riyad Mahluf ile ilgili olarak çıkan yazılara, fotoğraflara yer verildi. Benim de "Gizli El..." başlıklı yazımı almışlar. Riyad Mahluf, yaşam öyküsünü şöyle anlatıyor:
"... Ben Fransa'da elektronik teknisyenliği öğrenimi gördüm. 1984 yılında, tek parti diktasına karşı mücadele için örgütlendik. Para gerekiyordu. Sayısı 12-16 arasında banka soygununa karar verdik. Ama ben soygunlarda yer almadım. Türkiye'de ne kadar demokrasi olduğunu gördüm. Biz de bunu istiyoruz. 1991 yılında bir örgüt evi baskınında adımı buldular. Ben aynı anda THY uçağına bindim, ablamın yanına İstanbul'a geldim. Ablam Şadiye Korkut İstanbul'da yaşıyor. 29 Ocak 1993 günü Fransa’ya iltica etmek için giderken, Dereköy Sınır Kapısı'nda polisler beni yakaladı. Kırmızı listede adımın olduğunu söylediler. Merkez Karakolu’nda dört gün çok iyi koşullarda kaldım. Sonra cezaevine gönderildim. 40 gün içinde hukuken bırakılmam gerekiyordu, ama 40 gün bitiminde salmadılar. Ertesi gün dosyam geldi ve mahkeme beni tutukladı. Hakim önüne hiç çıkmadım.
... Beni geriye gönderirlerse işkenceye alırlar, yaşatmazlar. Öldürürler. Bizde demokrasi yok, dikta var. İşkence, elektrik, şişe, dayak, her türlüsünü yaparlar. O yüzden uçağa binmem, Tunus'a gitmem. Ne mi olur? Bunu söylemem, ama uçağa binmem ve gereğini yaparım. Ben asla terörist değilim. Ömrümde silah kullanmadım. Benim silahım, kitaptır, kasetlerdir, bilgidir, filmdir..."
Riyad Mahluf, hakkındaki kararın (eski) İçişleri Bakanı İsmet Sezgin'in Tunus'a gidip anlaşma yapmasından sonra hızlandığını söylüyor.
Riyad Mahluf cezaevinde yatarken, Tunus Konsolosluğuna noter aracılığı ile yolladığı dilekçede, Tunus Devleti yurttaşlığını reddettiğini bildirdi. Bu arada, Türk yurttaşlığına geçmek için başvurdu. Bu arada, Tunus Konsolosluğu boş durmuyor, Riyad Mahluf’un duruşmasının ne zaman yapılacağına ilişkin, "diplomatik" girişimlerini sürdürüp duruyordu. Bunun yanında, Adalet Bakanlığı Ceza işleri Genel Müdürü Yaşar Böken imzasıyla Kırklareli Cumhuriyet Başsavcılığına "çok ivedi" fakslar gidiyor, bunlardan 5.7.1993 günlü olanında şöyle deniyordu:
"Tunus’ta işlediği banka soygunu suçu nedeniyle anılan ülke makamlarınca iadesi istenilen Riyad Mahlut hakkındaki ilgi yazımız cevabının çabuklaştırılması rica olunur." Bu, 20.7.1993 gün, 029688 günlü yazı ile yinelenecekti
Ceza İşleri Genel Müdürü Yaşar Büken, "bakan adına" gönderiyor bu "çok ivedi” yazıları. Cumhuriyet Başsavcısı da mahkemeye. İşte örneği:
"Asliye Ceza Hâkimliği’ne,
Kırklareli
Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 20. 7.1993 tarih ve 029688 sayılı yazı sureti aynen yukarıya çıkarılmış olup, eki dosya ile birlikte gönderilmiştir. Bilgi ve gereği rica olunur. 21.7.1993 - Hüseyin Özbakır - Cumhuriyet Başsavcısı"
Paris'te önceki gün Bosna-Hersek sorununu görüşmek için biraraya gelen Tunus Dışişleri Bakanı Habib Bin Yahya, Hikmet Çetin'den Riyad Mahluf’un Tunus'a yollanmasını istedi mi ne bileyim?