Hinthorozu'yla Hadim'de... (1)

Konya'nın Hadım ilçesinin Hocalar köyünde doğdum; "Hocalar" yakın bir köy olduğu için, ilçenin mahallesi oldu. Hinthorozu Erdal Bey’in, Hadim’e gideceğini duyunca, heyecanlandım. Ancak, "uçarlaşır "la, yani "helikopter’le gidecekti. Bakalım, uçartaşırda yer var mıydı? Fikret Ünlü takılıyordu:
Sen Hadimli olduğuna göre, kılavuz kaptana gerek olmayabilir; artık, havada Hadim'in yolunu sen gösterirsin!
"Helikopter" sözcüğü, Grekçeden gelme; buna şimdiye dek dilcilerimiz bir karşılık bulamadı. Sözcük, Grekçeden Fransızcaya, İngilizceye geçiyor. Helikopterin tanımı şöyle. "Tepeden pervaneli, kanatları olan, dönerek uçan taşıt” Diklikte, inişte konma gücü var. Emin Özdemir, helikopter için, "uçartaşır" sözcüğünü öneriyor. "Yanardöner, kaptıkaçtı, uçan daire" gibi.. Türkçede, "Tayyare" karşılığı aranırken; önce "uçku" sözcüğü bulunmuş, “uçak” daha çok, "havaalanı” anlamına önerilmiş. Ancak. “uçku” tutmamış da, “uçak” tutmuş. Emin Özdemir, "Helikopter" için, "döner-uçan"ı da önerdi. Çünkü o, döne döne uçuyor.
Neyse, döne döne uçtuk, Orman Bakanlığı'nın uçartaşırıyla. Ankara'dan bir buçuk saatte Hadim'e geldik!
Hadim'in Aşağıhadim mahallesine yakın futbol alanına indi uçartaşırımız. Oradan arabalarla, hükümet alanındaki tören yerine gittik. Gözlerime inanamıyordum; Hadim, Hadim olalı, böyle kalabalık görmüş müydü? Ha, bir de "Hadim" sözcüğü tüm haritalarda, her yerde hemen hemen yanlış söyleniyor, "Hadım" deniyordu. Hani, nüfus cüzdanınızda, memur adınızı nasıl yazmışsa, öyle gidiyor. Hadimliler, bu "Hadım" sözcüğüne, söylemeseler de az biraz bozuluyorlar! "Hadim", hizmetçi demek "Hademe" gibi "Hadım" başka!
Tören yerinde, Hinthorozu Erdal Bey, belki de böyle bir karşılamadan, çok keyiflenmişti. Belediye Başkanı Mürsel Ayrancı, çok çalışmış, Konya'dan komşu ilçelerden konuklar çağırmıştı. Şenlik, “2. Bağbozumu ve Kültür Şenliği” idi. Bağbozumu deyince usa, eski Greklerin "Dionysos şarapları" ile gösterileri gelmesin. Öyle bir şey yok. Çocukluğumda, bağlarda üzümler, ilçe içinde şarap fabrikası vardı. Bunların hiçbiri yok şimdi! Üzümleri derece alanlara baktım, ilçeye en az otuz kilometre uzaktan getirilen üzümler. Babamdan kalan Okçuini'ndeki bağın artık "harap” olduğunu biliyordum; çoğununki öyle...
Hadim'de, Belediye Başkanı Mürsel Ayrancı’dan sonra, Hinthorozu Erdal Bey, güzel bir konuşma yaptı; özetle şöyle dedi:
"Değerli Hadimliler, civar ilçelerden bu şenliğe katılan değerli yurttaşlarım!
Hepinizi, sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Hadim'in İkinci Bağbozumu Kültür Şenliği’ni kutluyorum. Hepinize başarılar diliyorum. Hepinizi tek tek kucaklıyorum. Benim için burada sizinle birlikte olmak, bu güzel günde. İkinci Bağbozumu Kültür Şenliği'ne katılmak büyük mutluluk. Beni çağırdığınız için hepinize teşekkür ederim. Burada, bizi böyle candan karşılayan bütün vatandaşları selamlarken, bizi izleyen hanımlara saygılarımı sunuyorum. Her tarafta gördüğüm çocukların gözlerinden öpüyorum. Bütün gençlerin gözlerinden öpüyorum (alkışlar). Uzakta bizi izleyen hanımlara saygılarımı sunuyorum. (“Bravo" diye ^bağrışmalar) Birbirinden güzel renkli giysiler içinde şenliğe gelmişler, bizi izliyorlar; Hadim'in bu gününü kutluyorlar; hepiniz sağ olun var olun! Toroslar'ın eteğinde, biraz uzak bir yerde, ama çok canlı bir topluluk içindeyiz. Hadimliler zaten Türkiye’ye, dünyaya ün salmış, dünyada meşhur olmuş ünsalmış insanlardır (alkışlar!)
Geçenlerde Ankara’da değerli belediye başkanınız bir fotoğraf sergisi açmıştı; belki siz de gelmiştiniz, gördünüz; birbirinden güzel fotoğraflarla Hadim'in doğa güzelliğini, tarih güzelliğini, hepsini gösteriyordu. Ama, başka bir şey daha ilgimi çekti; o sergiye gelen insanlar arasında, bugün Türkiye'de en ileri mevkilerde bulunan, en önemli işler yapan, kültür yaşamımızda, yargı yaşamımızda, toplum yaşamımızda, basınımızda insanlar vardı öğrendim ki, onların birçoğu Hadimliymiş; Hadim'in yetiştirdiği insanlarmış (alkışlar!). Hadim’in bu insanları yetiştirmesi, işte burada benden istediğiniz öğretmen sevgisinden kaynaklanıyor. Okumayı seven insanlar. Hadim'deki yaşam koşutlarında aynı şekilde yetişerek. Türkiye'de, dünyada en önemli işleri yapıyorlar, hepinizi kutluyorum, tekrar tekrar kutluyorum! (alkışlar)
Bu güzel pankartlarda isteklerinizi görüyorum; "Göktepe”, ilçe olmak istiyor; Hadim, yalnız Hadim değil civardaki ilçeler de, kalkınmada öncelikli yöre olmak istiyorlar. Onların hepsini değerlendireceğim. Şimdi o pankartları indirin de, arkadaki vatandaşları göreyim. Şimdi görüyorum! Teşekkür ederim. Gene sonra kaldırırsınız, merak etmeyin. Çünkü, akşam televizyon sizi gösterecek; televizyon gösterdiğinde, hepinizin güzel yüzleri görünsün! Pankartları TV’den göstermenin anlamı yok, onu ben gördüm zaten. Sizi görsün vatandaşlar (eldeki yazılar indirildi) Böyle çok iyi oldu!"
Deniz Bey, en sonunda yumurtasız omlet yapmanın yolunu buldu mu ne? "Delegesiz parti!" Show TV’de açıkladı; partiyi seçkinlerle yönetecekmiş! Seçkinler için, "kontenjan" yöntemi yok mu? SHP içinde, delegelerle "hizip başı” olmuştu. Şimdi, delegelere. ı-ııh.. Hizip lideri şaşkın ördek örneği 40 yıllık demokrasimize tersinden mi dalıyor ne? Parti Meclisi ne yedekten gelen Baykalcılar, istifayı düşünmüyorlar mı? Bir Fuat Atalay, Tevfik Çavdar, Erzan Erzurumluoğlu, Parti Meclisi'nde "parti içi muhalefet”i sürdürmeyi yeğliyorlar! Fuat Atalay, Hint Horozu'nun istifasını istedi; kimin adına?