Hıfzı Topuz'un ‘Parisli Yıllar’ı...

Hıfzı Topuz, ‘Bilgi Yayınevi'nden çıkan ‘Parisli Yıllar’ kitabını yollarken şunları yazmış:

"Sevgili Mustafa Ekmekçiye. 'Parisli Yıllar dan en tatlı anılarla."

Hıfzı Topuz'un yapıtı su gibi okunuyor. Çok yerde, kahkaha atmamak için kendimi tutuyorum Pertev Naili Boratav'la il­gili olanım, salı günü ÇGD’ye gelen CHP Genel Sekreteri Ertuğrul Günay ile arkadaşları Algan Hacaloğlu. Eşref Erdem ve Veli Aksoy'a da anlattım. Satır arasından bilmem bir şey çıkardılar mı? Fıkra şöyle. Daha doğrusu Hıfzı Topuz, kitabın­da Pertev Bey’i anlatıyor. Şöyle:

Pertev Bey'in şimdi tek istediği şey, Nasrettin Hoca çalış­masını bitirmektir. Yıllarını vermiştir bu konuya. Dünyada böyle bir araştırmanın eşi yoktur. Kitap nerede, ne zaman ve nasıl basılacaktır? Pertev Bey bunun telaşı içindedir.

Pertev Bey, Hıfzı Topuz a kitabında yer alacak Nasrettin Hoca öyküleri anlatır. Biri şöyledir:

Hoca yaşlanmıştır, ölümünü beklemektedir. Ama hiç de ölmek istememektedir. Bir gün uzaktan Azrail'i görür ve he­men namaza durur.

Azrail dönüp gider.

Ertesi gün yeniden gelir. Hoca yine namaza durur. Daha ertesi gün Hoca yine namazdadır. Azrail kalkıp Tanrı ya gi­der:

'Bak Tanrım" der "Hoca’nın bir türlü canını alamıyorum. Ne zaman gitsem, namazda."

Tanrı:

"Dokunma ora" der, "bırak, kılsın namazını..."

Kitapta Nazım Hikmet’le ilgili, Abidin Dino, Fikret Mualla, Zekeriya Sertel’le, daha bir dolu aydınla ilgili anı yığını, tatlı tatlı anlatılıyor. Nâzım, Havana'dan dönmüş, Paris'tedir. Abidin Dino, daha birkaç arkadaş. Paris'te St. Denis’ten geçiyor­lar. Nâzım, Fransız krallarının oradaki gömütlerine kafasını takar, bir yığın soru sorar. Sonra bazı Arapça sözcüklerin Türkçelerini bulmaya çalışır. Şiirlerinde eski sözcükleri kul­lanmak istememekte, yenilerim araştırmaktadır.

"İstikamet yerine ne diyeceğiz" diye sorar Abidin Dino’yla Hıfzı Topuz:

'Yön derler.

"Olur mu " der Nâzım. "Yön. 'taraf değil mi?"

Hıfzı Topuz, anlatıyor: Haklıydı, 'doğrultu' aklımıza gelme­mişti. Sonra. Nâzım uzun uzun Havana anılarını anlattı Fide! Castro ileneler konuştuklarını sordum.

"Ben İspanyolca bilmem, o da Fransızca bilmiyor, çevir­men aracılığı ile konuştuk" dedi. "Ama. çok iyi anlaştık. O bana: ‘Ben sizi yaşlı sanırdım, çünkü gençliğimde de sizin şiirlerinizi okurdum. Oysa, siz çök gençmişsiniz dedi. Havana konuşmaları bitmek bilmiyordu. Bir ara Nâzım 'a. "Bakın üstat" dedim: "bende Fransızca bir şiir var. bunu geçen yıl tanıdığım bir kız sizin için yazmış. Nâzım Hikmet’i görürsen bunu kendisine ver' dedi. " Nâzım:

"Okusana şu şiiri" dedi.

Ben araba kullanıyordum, şiiri Abidin'e verdim, o okudu. Nâzım çok duygulandı.

"Bak, bunu bana şimdi veriyorsun" dedi. "Haydi geçen sefer veremezdin. Vere vardı, ama bunu böyle el âlemin için­de vermenin âlemi var mıydı?"

Nâzım, o Fransız kızının yazdığı şiiri katlayıp cebine yer­leştirdikten sonra:

"Bak Hıfzı" dedi. "Bende uç vesika var Zannediyorum ki ömrümün üç büyük vesikası..."

Nâzım’ın. "Ömrümün üç büyük vesikası" dediği belgeler­den ikisi şöyle:

... Bir mektup aldım, diyor ki: 'öğretmenim, 25 yaşında­yım. Birdenbire gözlerimi kaybettim, bir ay uyku ilaçlarım biriktirdim, kendimi öldürmek için. Hemşireler bana akşam­lan kitap okuyorlardı. Kendimi öldürmeye karar verdim. Senin kitabını okudular. Teşekkür ederim, yaşamaya karar verdim, ölmeyeceğim.. Utanıyorum ölmek istediğim için. İn­san çalışabilir kör gözleriyle..'.

İtalya'da ilk kitabım çıktığı zaman bir delikanlı ile bir kız bir­likte yazmışlar bana. Mektup, "Nâzım Hikmet. Moskova" diye geldi. Oğlan diyor ki: 'Biz sevşiyorduk. Ben utangaç bir deli­kanlıyım. İtalyanım, ama utangacım. Bir türlü kıza kendisini sevdiğimi söyleyemiyordum. Geçenlerde sizin kitabınız çık­tı. Orada bir şiir var. onu kesip sevdiğim kıza yolladım. İşte halim böyledir dedim. Ve sayenizde evlendik."

* * *

Çağdaş Gazeteciler Derneği'nin 12. Olağan Kurultayı ge­çen hafta sonunda pazar günü yapıldı. Yeni yönetim, kendi arasında görev bölümünü de yaptı Şöyle:

ÇGD genel başkan yardımcılıklarına Mahmut Tali Öngö­ren ile İstanbul Şubesi Başkam Celal Toprak; Genel Sekre­terliğe Metin Altsoyla yardımcılıklarına Veli Özdemir, Tun­cay Özkan, saymanlığa Bekir Öztoprak; Genel Yönetim Kurulu üyeleri de şöyle: Reha Mağden, Yasemin Taydaş (Bursa’dan). Göksel Bozkurt, Ali Tartanoğlu, Seniye Yücel, Murat Yetkin, Ahmet Delikçi (İzmir’den), Murat İnceoğlu Denetleme Kurulu: Özden Alpdağ (Başkan), Binali Polat, Fevzi Argun.

Onur Kurulu: Aziz Nesin (Başkan). Varlık Özmenek (Yaz­man).

Üyeler: Orhan Koloğlu. Selçuk Attan. Ömer Duru (İçbatı Anadolu Şube Başkanı. Eskişehir'den), Yılmaz Ateş,:

Çağdaş Gazeteciler Derneği'nin haberlerinin basında ye­terince yer almadığını biliyorum. Ne yapalım?

Kesilen ağaç, "Baltanın sapı bizden!" demiş. 12Eylül’lerde Nadir Nadi, o zamanki ÇGD Başkanı Yılmaz Ateş e, ya­nımda:

"Gerçek gazeteciler sizde, neden sesiniz çıkmıyor" diye sormuştu...