Ecevit'in Azınlık Hükümeti Denemesi...

1973 seçimlerinde, CHP birinci parti olarak Meclis'e girmişti. Ecevit'in CHP'si 185 milletvekili kazanmıştı. Tablo şöyleydi: Demirel'in Adalet Partisi (AP) 149, Erbakan’ın Milli Selamet Partisi (MSP) 48, Adalet Partisinden ayrılan Demokratik Parti (DP) 45, CHP’den ayrılan Turhan Feyzioğlu’nun Cumhuriyetçi Güven Partisi (CGP) 13, Türkeş'in MHP’si 3, Timisi’nin Türkiye Birlik Partisi (TBP) 1, Bağımsızlar: 6; bugünkü Meclis yapısına çok benzeyen bir tablo. O zaman CHP 185'miş, bugün Tansu Çiller'in DYP'si 182...
CHP Genel Başkanı Bülent Ecevit, seçim öncesinde olduğu gibi, sonrasında da Mete Akyol’lardan çıkmazdı. Bülent Bey, bir pazar günlerini kendine ayırmıştı. Bir pazartesi günü de Cumhurbaşkanı Korutürk e gidecekti, Cumhurbaşkanı Korutürk, Ecevit’e hükümeti kurma görevi verecekti.
O zaman Yeni Ortam'da çalışıyordum. Pazar günü öğleden sonra, Mete aradı:
Ekmekçi, ben Bülent Bey'lerdeyim. Bülent Bey de yanımda, sen yazını yazdın mı?
Hayır yazmadım!
İyi, Bülent Bey seninle konuşmak istiyor, hemen atlayıp gelir misin?
Bülent Bey, o zaman Küçükesat’ta Bade Sokak mı, Bade Apartmanı mı ne, bir yerde oturuyor. Bir arabaya atlayıp gittim. Rahşan Hanım, Mete, Bülent Bey üçü bekliyorlar. Oturur oturmaz Bülent Bey sordu:
Ne içersiniz?
Sizde çaydan başka bir şey bulunmaz, ben de çay içeyim! dedim.
Yooo, dedi Bülent Bey, ne içerseniz var!
Örneğin ne var?
Viski var!
Peki, bir kadeh içeyim! dedim. Bülent Bey, belki de yıllardır açılmamış, tozlu bir viski şişesini açtı, bir kadeh viski hazırladı.
Ben daha bir yudum almadan konuya girdi:
Yarın Cumhurbaşkanı Sayın Korutürk, beni kabul edecek, büyük olasılıkla bana hükümeti kurma görevini verecek. Ben azınlık hükümeti kurmak istiyorum. Siz de desteklerseniz yarın çıkacak yazınızda, Cumhurbaşkanı Sayın Korutürk, yazıdan etkilenerek bana azınlık hükümeti kurmam konusunda izin verebilir. Sizden önce, Cumhuriyet’ten Altan Öymen'le konuştum, O destekliyor. Akşama da Abdi İpekçi gelecek, onunla görüşeceğim. Israr etmiyorum, tabii içinize sinerse...
Azınlık hükümeti sizin içinize siniyor mu Bülent Bey?
Turan (Güneş) söyledi, İskandinav ülkelerinde örnekleri varmış!
Eh, diye karşılık verdim, sizin içinize siniyorsa ben de desteklerim! Ama, benim kalkmam, yazıyı hazırlamam gerek! deyip içkimden bir yudum aldım almadım kalktım.
Bülent Bey, daha önce Mete Akyol'lara telefon etmiş, şöyle demiş:
Atlayın bize gelin, dün gece Turan Güneş, ilginç bir şey söyledi, "Korutürk sana versin görevi, sen azınlık hükümetini kuracaksın. Ama, güvenoyu alamayacaksın. Alma, zararı yok. Yeni hükümet kurulana kadar sen görevdesin. Bu süre içinde, ana konularda kararnameler çıkararak yapmak istediğini yaparsın!” dedi. Turan Güneş, idare hukuku profesörüdür. O, bu işlen iyi bilir. Ben Abdi İpekçi ile Cumhuriyet’ten Altan Öymen’e telefon ettim. Gelince sen de Mustafa Ekmekçi'ye telefon edeceksin!
Mete ile eşi Gülçin, kalkıp gitmişler, en çok Gülçin, Ecevit'ler için seçim kampanyaları boyunca, saçını süpürge etmiş, seçim gezilerinde çalışmıştı.
Yeni Ortam o zaman Rüzgârlı Sokak’ta. Oturup yazıyı yazdım, başlık: “Çıkar Yol, Azınlık Hükümeti..."
Çok ilginç, pazartesi sabahı Milliyet’te Abdi İpekçi’nin, Cumhuriyet’te Altan Öymen'in yazı başlıkları da aynı değil mi? “Çıkar Yol, Azınlık Hükümeti!"
Cumhurbaşkanı Korutürk, Ecevit'e, hükümeti kurma görevi verdi ama, azınlık hükümetine ilişkin bir şey yok. Cumhurbaşkanı Korutürk, o sabah erkenden gazeteleri okumamış mıydı neydi? Anlayamadım. Üçümüz de boşuna yazmış olduk!
Bülent Bey'i bir gün, elinde MSP'Iİ milletvekillerinin listesi, Mete’lerin evinin yakınında görmüştüm.
Sayın Ekmekçi, dedi, bunların arasında tanıdıklarınız var mı?
Bakan yapacaklarını öğrenmeye çalışıyordu. (CHP-MSP ortaklığının mimarı Deniz Baykal'la, Oğuzhan Asiltürk’tü! Şimdi, ortaklığı bozan Deniz Bey'i ilk kutlayan Erbakan'mış. Mimarların yanlışları çabuk görülürmüş.)
Bülent Bey'in bu azınlık hükümeti denemesini pek kimse bilmez sanıyorum. 1979'da Süleyman Bey, ikinci MC (Milliyetçi Cephe) ile, (ben ona Ye-Me-Ce diyordum) azınlık hükümetini kurdu. O kurar kurmaz. Turgut Özal, Başbakanlık Müsteşarlığıma geldi. Bir geldi, pir geldi.
12 Eylül’ün sonlarına doğru, Süleyman Bey'e sormuştum:
-Turgut Bey'i neden Başbakanlık Müsteşarlığına getirdiniz?
Ben getirmedim, yanıtını vermişti, Erbakan getirmemi istedi!
Azınlık hükümetleri, azgelişmiş ülkelerde öyledir. Davul sizin boynunuzda, tokmak destekleyenlerin!
***
Bugün Dil Bayramı, dilin özleşmesine çalışanlara kutlu olsun! Ömer Asım Aksoy Dil Ödülü'nü kazanan Necati Cumalı'yı yürekten kutluyorum. Ülkede, ezan Arapça okunduğu, Atatürk'ün vasiyeti yerine getirilmediği sürece, dil bayramları buruk kutlanacaktır. Atatürk’e ihanet edip sonra sıkılmadan Atatürkçü (!) geçiniyorlar...
***
Soner Girgin’den sonra, eski Cumhuriyetçi arkadaşımız Çetin Özbayrak’da öldü. Bizim kuşak bir bir gidiyor mu ne? Altı punto Çetin’in tüm yakınlarına, dostlarına başsağlığı diliyorum.