Dikili Şenliğinde…

Doğup büyüdüğüm Hadim yöresinden neden karamsar ayrılmıştım? Yeğenimin ölümü müydü yalnızca, içimi karartan? Eski arkadaşlarımın bellerine değin inen sakalları mı? Süleymancıların, bir akımın gelip, hemşerilerimi sarması mı? Köylerin boşalması, köylülerin kentlere, kasabalara göçmesi mi? Belki bunların tümü etkiledi birkaç günümü, suratımın gülmeyişi ondan mı? Hadim'in Hocalar köyünde doğmuşum, sonradan köyüm ilçenin mahallesi olmuş; “Hocalar”ı biz hâlâ köy biliriz. Oranın ilkokulunda, toplam 12 öğrenci varmış; 80-100 yıllık okul, 12 öğrenciyle kalmış; köyde yaşlılar, bir de torunları var demek kentlere uçup gidemeyenler. İnsanların oturmadıkları, yaşamadıkları köyleri, yok saymak gerekir; işlenmeyen toprakları yok saymak gerektiği gibi. Köyde herkes, toprağını bırakıp kente göçmüş; çoluk çocuğunu okutup yetiştirmeye bakmış. Peki, köyler ne olacak? Onları haritadan silecek miyiz? Köy Enstitüleri’ni, halkevlerini kapatanların nasıl bir cinayetin sorumlusu olduklarını düşünüyorum...
Şimdi yeniden köyleri canlandırıp yaşanır duruma getirebilir miyiz? Şimdiye dek, yapılan yanlışları görüp "Evet, yapılanlar yanlıştır diyen yönetici bile yok. Yanlışın yanlışlığı bilinip benimsenmeden düzeltilemez hiçbir şey...
Dikili'de etkinliklerin yedinci yılı; Ankara'dan İzmir'e uçakla geldim; Kıbrıs'tan gelen konuklarla havaalanında buluşup birlikte bizlere ayrılan bir minibüsle Dikili'ye gidecektik. Uçakta Hollanda'dan gelen Nihal Doğan da vardı; Nihal Doğan, Hollanda TV'sinden ayrılmış, kendisi bir haberleşme ağı "International Media Marketing" kurmuştu. Kıbrıslı dostları minibüste bizi bekler bulduk. Kuzey Kıbrıs Cumhuriyeti Türk Partisi Genel Başkanı Özker Özgür, CTP Dış İlişkiler Yazmanı Fadıl Çağda, Yeni Kıbrıs Partisi Genel Başkanı Alpay Durduran, kalabalık bir grupla gelmişlerdi. Minibüsümüz dolmuştu; Nihal Doğan’ı, İzmir garajına bıraktık, o, Kuşadası'na gidecekti.
Yolda CTP Genel Başkanı Özker Özgür'e Kıbrıs görüşmelerini sordum:
New York'ta Denktaş'ın burnunu sürtecekler! dedi.
Özker Özgür, 1980’den bu yana. Kıbrıs sorunu ile İlgili olarak yazdığı yazılarını bir kitapta toplamayı düşünmüş, hazırlıklarını yapıp "Cem Yayınevi”ne vermiş. Arkadaşları okumam için verdiler. Kitabın adı "Kıbns'ta Demokrasi Bunalımları." 1981 seçimlerinde Türkiye'den cuntanın nasıl baskılar yaptığını anlatmakla başlıyor kitap. Rauf Denktaş'ın “Masonik İlişkileri" ile sürüyor. Kitabın 17. sayfasında bir yerde şöyle deniyor "31 Ocak 1979'da. haftalık Söz gazetesi, bir belge yayımlamıştı. Gazete söz konusu belgeyi şu tümce ile kamuoyuna sunmuştu:
(Aşağıdaki belge, 1963 olaylarında Mağusa Othello Locası'nda ele geçmiş ve adı geçen locanın mason olan üyelerini göstermektedir.)
Belge Mağusa Othello Locası'na kimlerin, hangi tarihlerde kaydedildiklerinin belgesidir Alt alta yazılmış birkaç isim verelim:
l948 J.S.Giragosian, B.E.M. Veterinary Office, Larn aca.
1940 S. Piperis 210 Riley Str. Sydney N.S.W. Australia.
1950 R.R. Denktash, Legal Dept Nicosia.
1950 G.E. Glikis P.O. Box 209 Limasoi.
1950 M.S. Agrotis 40 Tennyson Str, Nicosia.
………
Denktaş Mason Rumlarla, Ermenilerle, İngilizlerle, Amerikalılarla kardeştir. Bu kardeşlik gücünü uluslararası tekellerden alır. Masonların kardeşliği sömürenlerin kardeşliğidir. Masonik ilişkiler sermayeci çıkar ilişkileridir; halkların eşitliğine, toplumların dostluğuna ve karşılıklı saygıya dayalı evrensel kardeşlik ve barışla ilgisi yoktur.”
Yazının altındaki tarih 3 Nisan 1981. Özker Özgür’ün Kuzey Kıbrıs'ta Denktaş yönetiminden ağzı yanıktır; bundan çekmediği kalmamıştır. Türkiye'de cuntaların, askerlerin Kıbrıs'a baskılarından da çok çekmiştir. Kuzey Kıbrıs'ta demokrasinin zerresi yoktur. Özkerer Özgür, yazdığı önsözün sonunda şöyle diyor
“12 Eylül 1960 darbesi Başbakan Süleyman Demirel'i görevden uzaklaştırmıştı. 20 Ekim 1991 seçimleriyle Demirel Türkiye'de yeniden göreve geldi.
Türkiye'nin demokratikleşmekte olduğu söyleniyor.
Peki ya Türkiye nezle olduğu zaman zatürreeye yakalanan Kuzey Kıbrıs?
Kurtarıldığı söylenen Kıbrıslı Türkler, kurtarılacak kadar değerli, ancak demokrasi ile yönetilemeyecek kadar değersiz midirler?
"Kıbrıs'ta Demokrasi Bunalımlar ", Türkiye’nin aydın ve demokratlarına bu soruyu sormak için kitaplaştırılmıştır."