Tekirdağ'ın Ferhadanlı köyünde kurulan domuz çiftliği de baskılar sonucu Tekirdağ Valiliği'nce mühürlendi. Domuz çiftliği mühürlenince, domuzlarla yavruları, çiftliğin bitişiğindeki bahçede, karın yağmurun altında, açık havada kaldılar.
Tekirdağ Valisi Şenol Engin, yine de iyi adammış. Domuzları çiftlik damına kilitleyip, üstlerinden mühürletmemiş. Eski Çanakkale, şimdi Sakarya Valisi Erdinç Büyükakalın öyle yapmamıştı. Domuzlar içerideyken dışarıdan mühürletmiş, domuzlar, yavruları açlıktan, susuzluktan ölmüşlerdi. Böyle bir başarıyı, ancak böyle yöneticiler becerebilirdi. Çiftlik damında açlıktan ölen domuz yavrularının iskelet resimlerini görmüştüm. Geçmiş yüzyılların kalıntısı iskeletler gibiydiler. Devlet de böyle kişileri vali filan yapıp, çalıştırıyor. Bunların kime ne hayırları olur ki?
Becerikli vali, bununla yetinmiyordu. Çanakkale Valiliği sırasında, Biga'nın Kahvetepe köyünde, kendi başlarına, babalarının tapulu malı üstünde domuz çiftliği kurmaya heveslenen karı-koca Mediha Tavukçu ile Yusuf Tavukçu'yu mutsuzluğa sürükledi, yaşamlarını kararttı. Domuzlarının ölümü üzerine koca Yusuf Tavukçu, üzüntüden beyin kanaması geçirdi; yıllardır iyileşemedi. Dileyen durumu kendilerine sorabilir (Telefon: 286/316 11 39).
"Vali Erdinç Büyükakalın, bununla yetinmiyordu" dedim. Çanakkale'de, güvenlikte görevli bir genç komiser vardı. Cumhuriyet okurdu, özellikle Kahvetepe domuz çiftliğindeki domuzların öyküsünü. Vali, birkaç yol uyardı;
Okuma şu Cumhuriyet’i diyorum sana, bak iyi olmayacak bunun sonu...
Genç komiser, Cumhuriyet’i de "Ankara Notları”nı da okumayı sürdürdü. Vali, Çanakkale'den ayrılmış mıydı neydi, birde gördü ki vali bey, siciliyle oynamış. Genç komiser iki yıl yükselemeyecek. Danıştay'a gitti, davayı kazandı. Yitirdiği haklarını aldı! Bir rastlantı sonucu tanıdım onu.
Ekmekçi siz misiniz dedi. Sizin yüzünüzden iki yıl terfi edemedim!
İnsanın, “Böyle polisler de varmış "diyeceği dürüstlükte bir kişi.
Gelelim, Tekirdağ'daki domuz çiftliğine; çiftlik Ferhadanlı köyünden Ali Yaman’ın; iki oğlu Tayyip ile Vahit babalarına yardım ediyorlar. Mühürlenen çiftliğin bahçesinde 70 dolayında domuz var. Kesim zamanı gelenleri, Ali Yaman ile çocukları İstanbul'a kesime götürüyorlar. Domuz etinin kilosu 70 bin lira, sudan ucuza gidiyor. Domuzuna sömürü bu da.
Ali Yaman, işin arkasını bırakmadı. Domuz çiftliği mühürlenince, Edirne'de bulunan İdare Mahkemesi Başkanlığı’na başvurarak yürütmenin durdurulmasını, valilik kararının kaldırılmasını istedi. Edime İdare Mahkemesi, yönetimin savunmasını istedi. İl adına savunmayı imzalayan Vali Yardımcısı Selahattin Alpdoğan, savunmanın bir yerinde şöyle dedi:
"... Bu durumun insan ve çevre sağlığı açısından sakıncalı olduğu sebebiyle, Ferhadanlı köyü sakinlerince şikâyette bulunulmuştur..."
Tekirdağ Vali Yardımcısı Selahattin Alpdoğan’ın gönderdiği savunmadan sonra Edime İdare Mahkemesi, Ali Yaman'ın "yürütmeyi durdurma" istemini reddetmiş. İptal istemi sürmekte. Domuz çiftliği sahibi Ali Yaman, şunları söyledi:
"Köyün muhtarı ile il sağlık müdürü valiyi yanıltıyorlar!"
Ali Yaman, Edirne'den bir savunman buldu. Savunman Zeki Geliş, Ali Yaman'ın “domuz çiftliği" davasını izliyor.
Geçen yıl mart ayında Almanya'ya gitmiştim. Berlin’de “Özgür Üniversite”yi arkadaşım, öğrencim Hasan Özkan'la dolaşıyorduk. Bir ara üniversitenin domuz çiftliğini de gezdik. Başlarında bir baytar vardı, bize bilgiler veriyordu. Domuzlarını ne çok seviyordu. Şaşırıp kaldım. Domuz yavrulan ayrı bölmedeydiler. Domuz yavruları, okul çocukları gibi kendi aralarında oynuyorlar, eğleniyorlardı. Sanki böylece bir kişilik kazanıyorlardı. Yerler tertemizdi. Hani yağ dök yala derler; öyle. Domuz çiftliğinin yanında, atlar, sığırlar, koyunlarla ilgili bölümler vardı. Üniversite, belirli sürelerde, öğretim üyelerine isteyene domuz, isteyene koyun olmak üzere, dağıtıyordu. Hasan Özkan, domuzlara “Alman kuzusu ", koyunlara da “Türk kuzusu" diyordu.
Türkiye'de olanlara ne demeli? Sanki Türkiye'de değil, İran'da ya da Suudi Arabistan’da mısınız belli mi? Ali Yaman'dan yakınanlar, yaşları altmışı aşmış, “din elden gidiyor" diyen takımındanmış! Tekirdağ Valisi Şenol Engin’in konuya el koymasını bekliyorum. Jandarmanın “Bize valilik emir veriyor" demesi, valiyi yaralıyor. Vali Engin, bu uygulamayı sürdürürse, onun domuz çiftliklerinin yoğun olduğu gümrük birliği ülkelerine yollanmasını istemekten başka yol var mı? Oraları görürse, belki Türkiye'de daha güzel domuz çiftlikleri kurulabilir!
Türkiye’de domuz olmaktansa. Almanya'da domuz olmak en iyisi mi?
***
Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun eşi Ayşe Leman Karaosmanoğlu (95) dün Ankara'da toprağa verildi. Bir tarih göçtü. Bir gün Leman Hanım'ı yazmayı düşünüyorum...
Cumartesi arkadaşlarımızdan Prof. Ali Fuat Cesur u da toprağa verdik dün. Ceyhun Atuf Kansu, Necdet Özdemir, Erdoğan Erman (Halaoğlu) ile Tahsin Saraç’tan sonra cumartesi arkadaşları, Ali Fuat’la altıncı arkadaşlarını da yitirdiler. Geçen haftalarda. “Cumartesi toplantılarının" 28. yılı kutlanmıştı!..
Ali Fuat Cesur’un bende bir armağanı var; bir çift eldivenin teki. Öbür tekini yitirdim!
18 Ocak 1996, Cumhuriyet