Özker Özgür Anlatıyor-2 Türkiye Neyi Savunmalı?..

Özker Özgür’le konuşurken yanımızda İnsan Hakları Derneği Genel Sekreteri Akın Birdal da var. Özker Özgür’le konuşmuşken, sorular yöneltmek istiyorum:
Özker Bey, şimdi uygulanan politikaları nasıl buluyorsunuz?
Söylenen şudur iki toplumlu, iki bölgeli, federal bir cumhuriyet, deniyor. Türkiye'nin de garantör olacağı, bir garantiler sistemi öngörülüyor. Bu söylenen, dünya kamuoyuna duyuru- lan politikaları. Fakat, yapılmakta olan Kuzey Kıbrıs'ın süratle vilayetleştirilmesidir. Kuzey Kıbrıs vilayetleştirilmektedir. Gözle görülen, elle tutulan odur. Bu nasıl olmaktadır? Bir defa 75’te buradan bir nüfus aktardılar Türkiye'den Kıbrıs'a, bu nüfusa derhal yurttaşlık hakkı verdiler ve bir yerde Kıbrıs Türkünün siyasal iradesine müdahale ettiler, dıştan nüfus aktararak. Çünkü, buradan giden insanlar, elçiliğin güdümünde, Kıbrıs’taki şeyi, durumu bilmeyen, Kıbrıs'taki partileri tanımayan insanlar. Onlara ev verilmiş, bahçe verilmiş vs. Elçilik mensupları onlara gidiyor, diyor ki: "Oyunuzu falan partiye vereceksiniz, falan partiye vermezseniz, verdiklerimizi alırız; sizi tekrar Türkiye'ye postalarız". Daha sonraki aşamada, bu aktarılan nüfusa ayrı parti kurduruluyor. "Yeni Doğuş Partisi".
Nasıl bir parti o?
Sağ bir parti...
Kıbrıs'tan neden uzaklaştırılıyor Kıbrıslı Türkler?
Bir defa, buradan gidenlerin olumsuz etkisi, bir de şeyden aktarılan politikalar var; 24 Ocak Kararları var. Ekonomik durumun daha kötüye gitmesi ve gelen nüfusun oradaki dengeleri altüst etmesi, söz konusu. Bundan, giden yurttaş düşük ücretle çalışmayı kabul ediyor ve tabii, oradaki ücret dengelerini vs.'yi altüst ediyor.
Altından kalkamayınca. sendikal hareket de zaten, büyük oranda yıpratılmış, ister istemez, şey ediyor, yurdunu terk ediyor. 74ten bu yana, bizim tahminlerimize göre, otuz bin kadar Kıbrıslı Türk adadan ayrılmıştır ve adadan göç devam etmektedir. Türkiye’den Kıbrıs'a nüfus akışı da devam etmektedir. Yani, Kıbrıs Türkünün nüfus yapısı değişmekte, kimliği yok olmaktadır. Çünkü, yüzyıllar içinde Kıbrıs Türkü kendine özgü bir kimlik kazandı ve Kıbrıs Türkünün yapısı bu şekilde değiştirilerek, süratle federasyondan uzaklaşmaktadır. Çünkü, yeni gelen nüfus, federasyona kesinlikle karşıdır. Federasyonu istememektedir. Bize göre, Denktaş ve ANAP, zamana oynamaktadır. Yani, Kıbrıs Türkü bir yerde etkisiz bir siyasal varlık konumuna düşünce, bellekte Rumlarla bir anlaşma imzalanır, ama o anlaşma referanduma sunulduğu zaman, sandıktan "hayır" çıkar. Çünkü, Kıbrıs Türkü artık yoktur. Yahut, çok küçük bir azınlık konumuna düşmüştür ve yeni gelen kitle, yeni gelen nüfus rahatlıkla “hayır” diyecektir. Bu da Kuzeyin Türkiye'ye, Güneyin de Yunanistan'a bağlanmasını, yani ikili Enosis'i getirecektir. Bağımsız, bağlantısız Kıbrıs bu şekilde tarihe karışmış olacaktır. Bize göre böyle bir şey, çözüm, ne Kıbrıs Türklerinin ne de Türkiye'nin çıkarlarıyla bağdaşır. Türkiye'nin çıkarlarıyla da bağdaşmaz, çünkü, böyle bir durumda Türkiye, küçücük bir adada Yunanistan'la sınır komşusu olacak; Yunanistan, taş atıp kolu yorulmadan gelip Kıbrıs'ın güneyine yerleşecek ve Kıbrıs çıbanbaşı olma niteliğini koruyacaktır. Yani hem bölge barışını, hem dünya barışını tehdit eden bir ülke durumunda olacaktır... Çünkü, anlaşma olmadığı sürece, iki tarafın da kabul edebileceği bir çözüm gelmediği sürece, sorun olmaya devam edecektir. O bakımdan biz diyoruz ki, bu tür bir politika Amerika'nın, İngiltere'nin işine gelebilir. Bağımsız, bağlantısız Kıbrıs derdinden Amerika, kurtulabilir. Ama, bölge barışını tehdit etmeye, dünya barışını tehdit etmeye, Türkiye için Yunanistan için bir huzursuzluk kaynağı olmaya devam eder diyoruz. Bizim bakış açımız budur.
Parti olarak da bakış açınız bu mu? Açıkladınız mı?
Tabii, Açıklıyoruz. Baştan beri açıklıyoruz. Bizim söylediklerimiz zaten, resmi politikayla gelişmiyor. Ama, biz farkına vardık ki, resmi olmayan bir politika var ve Kuzey Kıbrıs'ı vilayetleştirme politikasıdır bu. Kıbrıs Türkünü adadan uzaklaştırma pahasına, Kıbrıs Türkünün kimliğini yok etme pahasına bir politikadır. Bunu fark ettik biz, biz bunun farkına vardık ve bunu söylemeye başladık. Bunu söylemeye başladığımız noktada, büyük tepki geldi...
Bunun başlangıç tarihi nedir? 1975 mi?
75'ten beridir uygulanıyor bu.
Yani, Bülent Bey de mi öyle düşünüyor; Ecevit?
Bülent Bey, değişik zamanlarda değişik şeyler söylüyor. Örneğin, 77'de sanırım, parlamento heyeti olarak Türkiye’yi ziyaret ettiğimizde, Bülent Bey bize, "Eğer, biz hükümette olsaydık. Kıbrıs'a böyle gelişigüzel nüfus aktarması yapmazdık” dediydi. Son zamanlarda işte, bundan bir süre önce. Kıbrıs'a geldi, evvela. Denktaş’tan yana bir tavır koydu; Türkiye'nin, Kıbrıs'ın bağımsızlığının ve toprak bütünlüğünün garantörü olduğunu bile bile. Sayın Ecevit Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin tanınması gerektiğinden söz edebilmiştir. Şimdi, Kıbrıs'ın bağımsızlığını ve toprak bütünlüğünü garanti etmiş bir Türkiye'nin yapabileceği en iyi iş, gene Kıbrıs’ın bağımsızlığı ve toprak bütünlüğü çerçevesi içinde, Kıbrıslı Türklere, kendi bölgelerinde, kendi federe devletleri altında, otonomi, özerklik sağlayacak, federal bir cumhuriyeti savunmaktır. Mani, ne yapılırsa yapılsın, madem ki Türkiye, Kıbrıs'ın bağımsızlığının, toprak bütünlüğünün garantörüdür ve Kıbrıs’ın bağımsızlığı ve toprak bütünlüğü tehlikeye girdiği için adaya asker çıkarmıştır, bu tutumundan ayrılamaz; ayrı bir devleti, Kuzey Kıbrıs'ta sürekli kılmak gibi bir tezi olamaz, garantör bir ülke olarak, Kıbrıs'ın bağımsızlığının ve toprak bütünlüğünün garantörü olarak, böyle bir politika izleyemez.
Bir oldu bitti var, ortada ama..
Oldu bitti kabul edilsin mi?
Ama, siz de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin milletvekilisiniz?
Olabilir. Eğer, barışa aykırı bir durum varsa ve bu durum barışla bağdaşmıyorsa, bu durum bölge barışı için Kıbrıslılar için Türkler ve Rumlar için Yunanistan ve Türkiye için bir tehlike arz ediyorsa... İlla ki, statükocu mu olmak lazım?
Yani, siz demokratça davrandığınız kanısındasınız?
Evet...
Sizin görüşünüzü paylaşan kimler var? Örneğin, Türk yöneticilerden kimse var mı? Yok.
Vatla, bize göre, eğer bu anlatılırsa, önemli olan Türkiye halkının, Kıbrıs'ta yaşayanların çıkarlarıdır, barıştır...