Seçim Sisteminin Oyunları: (9) Hinthorozu İktidar Yolunda...

Hinthorozu Erdal Bey, Bodrum Havayolları’nın "Imsık” uçağıyla Kayseri'den dönüyordu. Arkasındaki koltukta oturuyordum. İçimden sorular sormak geçiyor, ama bir türlü soramıyordum. Kayseri’deki coşkun kalabalık, Hinthorozu’nun oradaki konuşması, gerçekte yeterince bilgi vermişti bana; Hinthorozu iktidar yolundaydı. Bunu sezinlemiştim. Erdal Bey'e tam bir soru soracaktım ki yorgunluktan başının önüne düştüğünü, hafifçe kestirdiğini gördüm, vazgeçtim sormaktan. Uçak indiği zaman, ayağa kalkınca -yakınındaydım ya- patlattım soruyu:
Efendim, gazetelerin kiminde, SHP'nin oy oranı gerilerde gösteriliyor; ne dersiniz?
O gazeteler geriden geliyorlar, dedi. Biz aksini düşünüyoruz. Daha önümüzde günler var; geçen seçimde de ben, son günlerdeki televizyon konuşmalarıyla puan toplamıştım...
Efendim, seçim sisteminin oyunları üzerine, bir dizi “Ankara Notları" yayımladım. Onları nasıl buldunuz?
Okuyorum, uzmanları konuşturmuşsunuz!
Kayseri’de Cumhuriyet Alanı'nda bez üzerine yazılmış bir yazı, gözlerimin önünden gitmiyordu. Şöyle deniyordu onda:
Halk enayi değildir!
Hani, geçen seçimden sonra. Hacı TÖ, “Seçimden önce zam yapacak kadar enayi değiliz” mi ne demişti ya, onun için konmuştu sanki "Halk enayi değildir” yazısı ortaya. Bu şu da mı demekti?
Halk, ANAP'a oy verecek kadar enayi değildir!
Sosyal demokratlar, DSP'ye oy verecek kadar enayi değildir!
Çeşitli uzmanlar, dikkatli gözlemcilerle konuşuyordum günlerdir.
Giderek, oy farklarıyla, milletvekili sayıları arasındaki farkların azalacağı gözlemlenmekteydi. Gözlemcilere göre:
1-DYP en yüksek noktasına erken geçti. Söylediklerini çok fazla yineledi, yaratıcı bir tablo çizemedi, ANAP'tan topladığı oyların bir bölümünü geri verme yoluna girdi!
DYP ayrıca, başından beri büyük kentlerde zayıf olduğunu bilerek, oralara vitrin yığmağı yaparak güçlenmeyi planlamıştı; ancak Çiller, Dalan, Aktuna gibi İstanbul için özel dayanakların hiçbir yararı olmadı. Çiller kıl payı seçilebilirse seçilecek. Anahtarları bakalım ne yapacak? Öbürlerinin seçilme şansları çok az mı?
2-SHP, seçim kampanyasına oldukça gecikmeli başladı, ancak ölçüsü iyi ayarlanmış bir kampanya yürüttü. Hinthorozu'nun sakın, ölçülü, dengeli, inandırıcı konuşmaları beklenenden öte etkileyici oldu. “Demokrasi Kanalı” az yerden izlenebiliyor da olsa bir televizyon kanalını devreye sokup işletmeyi becermesi küçümsenemezdi.
3-SHP'nin çok işine yarayan bir öğe de DSP'deki -görece de olsa- çözülmeydi. Henüz, İstanbul'da çok gazeteye yansımamış gibi ama İç Anadolu'da, Güney Anadolu'da, “DSP'ye oy vermenin sağın işine yarayacağı” bilinci, çok yurttaşın kafasına yerleşmiş gibi. Çok kişi yavaş yavaş, Ecavit'e öfkelenmeye başlıyordu. Karadeniz yöresinde, özellikle Orduda, Samsun'da, Trabzon'da, DSP'yi kurup yerleştiren CHP’li eski bakanlardan Ferda Güleyin olup bitenleri gördükten sonra, dayanamayıp SHP'ye girmesi, o yörelerde, oyların SHP'ye verilmesi için kollarını sıvaması ilginçti. Bu, İstanbul'a da yayılır. Trakya yöresine sıçrarsa, uzmanların kimine göre DSP'nin ülke engeline (barajına) takılıp, ”0" milletvekili çıkarması usa uzak bir olasılık değil. Sosyal demokratlar arasında. DSP'ye oy vermeyi "hainlikle" suçlayanlar bile var. Sabah gazetesi muhabirine uçakta, Mesut Yılmaz, “İstanbul'da umudumuz Ecevit" demiş. “Ecemi biraz dişini sıkarsa İstanbul'u 50-0 alırız" diye eklemiş.
Anavatan 'DSP sola değil bize hizmet ediyor' diye mesaj verdikçe. Ecevit SHP'den nasıl oy kaydırsın? tersine DSP son haftalarda oy kaybediyor ve baraja doğru iniyor..."
4-Çeşitli uzmanlar, gözlemciler. SHP'nin yirmi gün önceye göre milletvekili sayısını 30-50 kadar arttırmış olacağını düşünüyorlar. Bu artışta, Diyarbakır, Mardin, Şırnak, Siirt, Batman yöresinde, bir süre önce “0" gibi gözüken milletvekili sayısını 15-18'e yükseltmesinin de biraz payı olacak. Ama SHP genelde, başarılı yürütülmüş kampanyasının sonucu olarak Aydın, Denizli, Antalya gibi DYP kalelerinde milletvekili sayısını arttırabilme, Karaman, Niğde, Afyon, Aksaray gibi yerlerde “bir" milletvekilliğine aday olabilme, Sivas'ta, Erzincan'da, Çorum’da, birinci parti olabilme konumuna, bu kampanyayla ulaştı. 10 ekim günlü “Ankara Notları"nın başlığını “DyP 175, SHP 140 mı?” diye yazmıştım. ‘Tansu Çiller, Ekmekçi'ye de mi iki anahtar verdi?" diye takılanlar olmuştu. O zamanki gözlemlerim oydu, öyle yazmıştım. Giderek gözlemlerim değişti DYP 175'ten hayli aşağıya inerken. SHP daha yukarılara çıktı Onun için yazının başında "Hinthorozu İktidar Töhmete" dedim. Çeşitli profesyonel uzmanlar; gözlemciler SHP'nin ülke çapındaki oy yûzdecnın DYP'nin binde 15 kadar gerisinde kalsa bile, milletvekili sayılarının SHP'nin lehine çıkabileceğini söylüyorlar. Bunda elbette, bu seçim sisteminin de payı var. Ancak bu tahmin, SHP'nin İstanbul’da da iyi seçim çıkarmasına, milletvekillerinin hiç olmazsa yansım almasına bağlı gözüküyor.
Seçim günü pazara dek, “Ankara Notları" yok; bu son yazı oluyor. Dokuz gün süren çaba da burada sona eriyor. Bu süre içinde gözlemlerimi, çeşitli uzmanların gözlemlerim, düşüncelerini dosdoğru aktarmaya çatıştım. Seçim sonrasında görünen bir "ortak yönetim", yani “koalisyon Salı sabahı çıkan İngiliz gazeteleri de aynı kanıdaydılar, BBC verdi.
Ankara'da Bet-Pa'da, "Türkiye'de Seçim Fişleri" sergisini gördüm "Tarih Vakfı”nca gerçekleştirilen sergi ilginçti! Bir ilginç şey daha vardı; AST’taki “Partimizin Adayı" oyunu.