Kimler, Neler Buldu?

Basın Yayın Yüksek Okulu Yazı Türleri’ Öğretmeni Emin Özdemir’e, derste bir öğrenci:
Efendim, Ekmekçi yazılarında 'hemşire’ yerine 'bacı' sözcüğünü kullanıyor; bu sözcüğün tutunma olanağı var mı? Biz, hemşireye 'bacı' dersek, "Ben senin nereden bacın oluyorum” demez mi, diye sordu. Emin Özdemir, öğrenciye şu karşılığı verdi:
Bir yazar düşünün, bu yazar yazısını olabildiğince Türkçenin özdeğerleriyle biçimlendirmek istiyor. Bir tümcede, dört sözcük, tümüyle öztürkçe, bir beşinci sözcük geliyor, yabancı kökenli. Bundan dil duyarlığı tedirgin olur. Yazar bunu Türkçeleştiriyor. Bir sözcüğü önermek yazarın hakkıdır: yaşatmak da dilin hakkıdır. Dil, bunu benimserse dilbilgisi içine girer.
Emin Özdemir, oradan çıkarak kendi bulduğu 'seçenek' sözcüğünü örnek verdi.
Bu, benim yaratımdı dedi: herkes yadsıdı başlangıçta, ama bir İlhan Selçuk kullandı, bir Ecevit'in diline düştü, derken ‘alternatif’ yerine 'seçenek' tutundu gitti.
Emin Özdemir, "Yani, derste kulaklarını çınlattık" dedi. Sevindim. 'Bacı'yı hemşire yerine, sağın'ı 'hekim' yerine, ’sayrıevi'ni 'hastane' yerine kullanıyordum. Bunların hiçbirini ben bulmadım. Ustalar, benden önce bulmuşlar ben tutunmasına çalışıyorum.
Buradan giderek, “Kimler ne buldular? Hangi sözcüğü yarattılar?" diye düşündüm. Bilenlere başvurdum. Elbette, başta Ömer Asım Aksoy'a danıştım. Geometri terimlerinin çoğunu Atatürk bulmuş. Bu sözcüklerden kimileri şöyle: (Osmanlıcalarını ayraç arasına ben yazdım.)
Artı (zait), eksi (nakıs); -Atatürk ilk bulduğunda, ‘arta', 'ekse' demiş, sonradan ‘artı', eksi' olmuş- çarpı (zarp), bölü (taksim), yatay (ufki), dikey (amudi), yüzey (satıh), açı (zaviye), dar açı (zaviye-i hadde), yöndeş açılar (zaviyetanı mütevafıkatan), iç ters açılar (zaviyetanı mütekabiletanı dahi(etan), üçgen (müselles), eşkenar üçgen (müselles mütesaviyül adla), ikizkenar üçgen (müselles mütesavi- yüssakin), teğet (mümas), eşit (müsavi), türev (müştak), ters orantılı (makûsen mütenasip), pay (suret), payda (mahreç), izdüşüm (mürtesim).
Askerlik terimlerinden asteğmen, teğmen, üsteğmen, subay, yarbay, albay, tümen, tugay, er sözcükleri de Atatürk'ün buldukları arasında. Atatürk, çeşitli denizaltılara öztürkçe adlar verdi: ‘Saldıray', Batıray' gibi. Arkadaşlarına soyadları verdi: İnönü, Conker (Conkbayırı'ndan), Peker, Urla Savaşı’nda yararlık gösteren Ali Saip'e ‘Ursavaş’ soyadını verdi. Saffet’e 'Ankari, dilci Agop’a 'Dilaçar' soyadı verdi.
İsmet İnönü'nün bulduğu sözcük 'gelenek' (anane): Falih Rıfkı Atay'ın bulduğu sözcükler: 'Akaryakıt' (mayii mahruk), 'savunma' müdafaa), aralık’ (kânun-u evvel).
Hasan Reşit Tankut: 'Olağanüstü' (fevkalade), ‘dokunulmazlık’ (masuniyet). Ömer Asım Aksoy: 'Tekel' (İnhisar), 'sıkıyönetim' (idare-t örfiye), 'gensoru' (istizah)
Naim Hazım Onat' 'Dönem' (devre). Naim Hazım Onat, döneminin dilcilerindendi. Atatürk'e soyadı olarak önce 'Türkata’yı önermişler. Onat ‘Atatürk’ sözcüğünü daha uygun bulmuştu. O benimsendi.
Tahsin Banguoğlu: 'Uygulamak' (tatbik etmek); Hıfzı Veldet Velidedeoğlu: 'Medeni Kanun' (Yurttaşlık Yasası), üst- soy (usul) altsoy (füruğ), eğenim (tasarruf), elmen (zilyed).
Nadir Nadi' 'Dışalım' (ithalat), dışsatım’ (ihracat).
İsmet Sungurbey 'Yaptırım' (müeyyide). Besim Atalay: 'Diim' (fihrist). M. Ali Ağakay 'Toplum' (cemaat).
Melih Cevdet Anday: 'Sö2cük' (kelime); Nurullah Ataç, kelime' karşılığı 'tilcik’i kullanmış, ancak bu değil 'sözcük' tutunmuştu Ataç’ın kullandığı öztürkçe sözcükler. Ataç'ın Sözcükleri’ adlı bir yapıtta toplardı, 'örneğin' (mesela), ilginç (enteresan), 'söyleşi' (musahabe) Ataç'ın çok kullanılan sözcükleridir.
Alı Püsküllüoğlu: 'Ozanlatı' (üslup), 'özyapı' (karakter), 'bildirmen' (muhabir).
Cemal Mıhcıoğlu: Cemal Mıhçıoğlu'nun bulduğu pek çok sözcük vardır. Türettiği sözcükleri içeren, ancak henüz basılmayan kitabı 500 sayfayı buluyor. SBF dergisinin Haziran-Aralık 1991 sayısında, Mıhçıoğlu'nun 'Batı Kaynaklı Sözcüklere Türkçe Karşılıklar’ başlıklı bir değerlendirmesi yayımlandı. 'Laik' karşılığı bulunan 'yercil' sözcüğü Mıhcıoğlu'nundur.
Emin Türk Eliçin, yıllar önce 'geçim’ sözcüğünü 'ekonomi' karşılığı kullanmış. Cem Eroğul, bunu geliştirerek 'geçimbilim' (ekonomi bilimi), geçim düzeni' (iktisadiyat), 'geçimölçüm' (ekonometri) karşılığında kullanmış. Cem Eroğul, ‘düzel’ sözcüğünü 'normal' karşılığında kullanıyor 'Yordam’ sözcüğünü halk kullanıyor; Cem Eroğul, günlük dilde kullanılan bu sözcüğü 'teknik' anlamında kullanıp yazıyor, örneğin ‘yordam bilgisi' (teknoloji), yordama' (teknisyen) gibi. Aziz Nesin: 'Umar' (çare), ‘gülmece’ (mizah), 'gülüt' (fıkra), durgu' (fren) sözcüklerini bulmuş. Daha çok var...
Tahsin Saraç, Suat Sinanoğlu. Cemal Mıhçıoğlu'nun eski TDK döneminde, 'Batı kaynaktı sözcüklere karşılıklar çalışmaları çok önemli sonuçlar verdi Eski TDK artık yok. Resmi TDK var. Eski TDK, üyelerinin kurdukları 'Dil Derneği’ yarın beşinci yılını dolduruyor, altıncı yılına giriyor. Yarın, Dil Derneği yöneticileri topluca Anıtkabir'e gidecekler, saat 18 00-20.00 arasında Resim ve Heykel Müzesi'nde. yıldönümü kutlamaları ile sergi ve kokteyl var. Altıncı yaşı, Dil Derneği’ne kutlu olsun!