Tekin İleri Dikmen’le: (2) El mi Yaman, Bey mi Yaman?

Eski CHP milletvekili Tekin İleri Dikmen, CHP'nin oluşumuna ilişkin görüşlerini açıklıyor. Halkçı Parti kurulduktan, seçimlere katıldıktan sonra; CHP'liler, Halkçı Parti'nin "icazetle" yani izinle kurulduğunu düşündüler, 12 Eylül’le bir çeşit "sessiz bütünleşme" olarak gördüler. Arkasından SODEP doğdu. Tekin İleri Dikmen, SODEP'in doğuşuyla, geçirdiği aşamaları anlatıyor, şöyle diyor:
Tatmin edici bir ad bulundu, SODEP! Örgüt hareketliydi; insanlar, parlamenterler, senatörler, yani bugün CHP’yi kurmak isteyen senatör ve milletvekilleri, o gün hepimiz SODEP'i kurduk. SODEP'i telkin ettik. Eğer bizim o günkü gücümüz olmasaydı, SODEP, halkın gözünde, Halkçı Parti’den daha çok saygınlık kazanamazdı. “CHP buradadır, dedik; budur bizi temsil eden”, her birimiz illerimize bildirdik...
SODEP'i, Halkçı Parti'den daha ayrıcalıklı duruma getiren nedenler nelerdi?
Şu idi; onu yani Halkçı Parti'yi 12 Eylül'le bütünleşmiş kabul ettik. Halkçı Parti adına yapılacak her şeyi 12 Eylül'ün emri kabul ettik; sonra, SODEP kuruldu, aradılar buldular. Ben SODEP'i çok ciddi bir hareket olarak benimsedim. Zaman içindeki durumu da onu gösterdi. Yani, SODEP ciddi bir hareketti. Halkçı Parti'yle birleşme, Halkçı Parti üzerindeki sis bulutlarını kaldırdı. CHP’liler böylece, SHP’de birleşti. SODEP'te mi birleşilmeliydi? O ayrı bir fasıl. Belki bazı pratik zorunluluklar o noktaya getirdi. Sonuç, SHP bir hayli noksanına karşın, sol cephenin en büyük partisi. Kitle orada toplandı. Kitle dışında politika yapılmıyor. Bir aydın hareketi olarak kalıyor. Bir seçkinler hareketi. Onun için bir şey yapılacaksa, kitleyle yapılmalıdır. SHP’de yapılabilir. Tabii, CHP'liler ikiye bölünmüş oldular; iki eşit parçaya değil; büyük parça SHP’de, küçük parça DSP’de. CHP'nin büyük lideri, karizması olan lider küçük partinin başında. Fakat tatmin etmedi! Kendi örgütünden koptu. İlinden, ilçesinden, belediyesinden, herkesten koptu. "Ben yeni koşullarla yeni bir dünya kuracağım" dedi. Kurulamadı. Eskilerin bir sözü vardı, göçerlikten gelme bir deyim: “El mi yaman, bey mi yaman?" Aşiret beyi, aşiretiyle anlaşmazlığa düştüğünde, kim galip olur, el galip gelir, bey yenilgiye uğrar.
El dediğiniz nedir?
El, kavim, aşiret halk.
Yani il! Oradaki el yabana anlamına değil.
Buradaki el, ildir. O harf, bizim yeni alfabemizde yok. Şimdi Azerilerin bazı harfleri fazla. Biz de daha ayrıntılı bir alfabe yapsaymışız.. Neyse. Sayın Ecevit kendi eliyle, iliyle anlaşmazlığa düştü, ihtilafa düştü. Halk bir tarafa aktı, boy beyi bir tarafta kaldı, boy beyi kendi ilinin dışından, başka illerden yandaşlar kazanmaya çalıştı. Son demecinde de, işte "İslam olup da, bağnaz olmayan; milliyetçi olup da, ırkçı olmayan birçok insanlar vardır; bunlar kazanılabilir" dedi. Yani, CHP'nin dışındaki insanlardan alarak, yeni bir aşiret kurup, o aşireti büyütmek istedi. Olmadı, burada kaldı! Yani, SHP İle DSP ile gitmiyor; SHP de, yeterince büyüklüğe ulaşamadı. Yani, bütün SHP'liler CHP'lileri kucaklayamadı; şimdi bir yol ayrımındayız. Ne yapacağız? CHP'yi kurarsak, bütün CHP'liler buraya akar gelir mi? Büyük bir CHP kurulur mu? Arayış bu. Yani hüsnüniyetle yola çıkma, haksız bir tasarrufla kapatılmıştı; bu öbür partiler gibi, normal bir parti değil, sıradan bir parti değil; devlet kurucularının kurduğu bir parti, devrimlerin içinde oluştuğu bir parti...
Adalet Partisi sıradan bir parti mi?
Şimdi.. Tabii o da bir bakıma Hürriyet ve İtilaf, Demokrat Parti, onun devamı.. Ama, Türkiye devletinin kurulmasında, CHP'nin sahip olduğu ağırlığın mirasçısı değil. Farklılık buradan geliyor, istenen ayrı, olması istenen ayrı, gönlün istediği ayrı, olabilenler ayrı... Fizikte derlerdi ki. “Eğer sürtünme olmasaydı, bir bilyeye vurduğunuz zaman, kıyamete dek, sonsuza dek yuvarlanır giderdi!" Şimdi, tabii, sürtünme var. Ne oldu dünün CHP’lileri? CHP'liler, SHP'de, DSP’de, bir kısmı da oluşumlarda, hiç hizmet vermediler, rahatı seçtiler, kârı seçtiler, kazancı seçtiler. Bir kısmı da inzivayı, köşeye çekilmeyi seçti. Şimdi yapılacak şey, hüner bu iki parçayı birleştirmek ve başka eklerle büyütüp, iktidara götürmektir. Yani, siyaset, siyasi bir aşk oyunu değil. Geçenlerde bir kitap okudum, Gurazii Müslim'in Şeyhlerinden biri, Bursalı. Tekkelerin kapatılmasından sonra, temsili olarak, Şeyhin huzuruna çıkarıyor, herkes derdini anlatıyor. Yapıtın adı şu: "Bir Müsamere-i Hayaliye-i Aşıkane". Şimdi, CHP'nin kurulmasının bir müsamere-i hayaliye-i aşıkane olmaması gerek. Bir müsamere, temsil. Hayali bir temsil; ama içinde aşk var, sevgi var, sevgiyle koşuyoruz. Ama, hayalden, düşten uzak olması, gerçekçi olması, ayakların yere basması gerek.
Şimdi, parça parça... Hani, bir öğretmen öğrencilere yazdırmış noktalama işaretlerini; "Bunların her birini yerlerine koyun demiş okuma parçasında, öğrenci bilmiyor, yazmış "Herkes yerlerine marş marş!"
Bu komutla olacağına inanmıyorum. Yani, "CHP açıldı, haydi gelin! Bütün CHP’liler partiniz açıldı, gelin!"