Hinthorozu Erdal Bey'le konuşurken, biraz da onun bam teline basmak istiyorum. Soruyorum:
Efendim, bir şey daha var; CHP’yi oluşturmak için çaba gösteren arkadaşlarınız, örneğin Altan Öymen adayınızdı, sizin adaylık önerdiğiniz bir kişiydi; öyle değil mi? Ama...
Evet tabii, Yönetim Kurulu içişteki arkadaşlarımızın çoğu, SHP'li ve SHP’de görevlerini yaptılar çoğu zaman...
Öyle değil de başka binleriymiş gibi görünmelerine ne diyorsunuz?
Altan Öymen adayımız olmadı galiba, yanlış anlaşılmasın...
Adaylık öneriniz olmadı mı?
Teklifimiz oldu ama tam kabul olmadı, onun için...
Hasan Cemal’le ikisine yapmıştınız.
Evet, ama gerçekleşmedi..
Hikmet Çetinkaya'ya da önerilmişti.
Evet, ama Cumhuriyet'i bırakmak istemedi...
Hasan Cemal'e o günlerde şöyle demiştim: "Erdal Bey de kimi önereceğini bilmiyor ki!"
O zaman "Cumhuriyet'i bırakmam!" diyordu.
Ama sonra bıraktı!
CHP hikâyesinde inşallah öyle olmaz! "Daha iyisini yapalım" derken... (Sofrada rakı içip, mezelerle yetiniyoruz). Ne yiyeceğiz bundan sonra? "Bir şey yemeyeceğim" dedim ama... Piliçten başka ne var? Şef, ızgaraları saydı:
Kuzu şiş, kuzu pirzola, karski...
Kuzu şiş yiyeyim hadi, ama az olsun!
Ben de piliç şiş söyledim. Konuşmayı sürdürüyoruz; Yan masada Muzaffer-Ayla Adıgüzel ile Alaettin-Şaziye Polat, dört yaşındaki Belgi Adıgüzel. Eylül Polat (10). Emrecan Polat (8); herkes keyifli; yan masadan bize pek karışmıyorlar. Ayla:
Siz rahat rahat konuşun diye karışmadık!
Erdal Bey, konuşmasını sürdürüyor:
Gayet basit olarak akla gelen şey, CHP'nin elemanları, tabii az istisnasıyla, SHP'de olduğuna göre ve bu şekilde çalıştıklarına göre. SHP'nin CHP adını alması en normal gelişme olurdu. Ama işte, bunun için dediğim gibi CHP Yönetim Kurulu'ndaki arkadaşların. "Biz daha iyisini yaparız!” görüşüne kapılmamaları gerekirdi. Ya da "Biz daha iyisini yaparız bundan sonra" diyebilirler ama, "Mutlaka iyisini yapardık. Biz yoktuk, siz bunları yaptınız ama...” Bunların bir faydası yok. Bunlar baştan başlıyor, şimdi buraya girmiş gibi görünüyorlar. Tabii, bu haksız. Çünkü deniyor ki işte, "Tek başımıza iktidar oluruz!” Veya işte "Sizin aldığınız yüzde şu kadar oy çok azdır. Biz daha çok alırdık...” Bunlar yine, gerçekçi değerlendirmeler değil. Nereden başladığımızı unutuyorlar. Bize, "Hadi gelin" dedikleri zaman, CHP yoktu ortada! Diyorlar ki: “öyleydi ama ANAP’a herkes kızıyor, bu durumda iktidar olmalıydınız!" İyi de toplumsal gelişmeler, siyasal gelişmeler öyle olmuyor. SHP demokratik bir parti; "Şöyle yaparsak, tek başımıza iktidar oluruz, çok parlak işler yaparız!" dedi binleri, ama sonradan "Hayır, bu fikirler yasaktır!" diye zorla baskı altında tuttuk ve yanlış işler yaptık! öyle bir şey yok. Her şey demokratik ortamda, her neyse söylendi; kurultaylar oldu, kurultayların kararına göre işler yürüdü. Partili seçmenlerin ve halkın gayretiyle, yardımıyla belli bir süreç yaşandı. Yani bu süreç, demokratik bir ortamda, ne istenmişse o yapıldı. "Ama azdır "Neye göre azdır? "Çünkü vaktiyle daha iyisi yapılmıştır." Ee, vaktiyle daha iyisi yapılmıştı, ama sonra sıfır oldu! Bunları öyle değerlendirmek yanlış. Her dönemin, kendine göre bir siyasal yapısı var. Onun için de bir yere gelmeye çalışmak lazım.Eskiden CHP kurulduğunda tek partiydi. Ama ondan sonra muhalefete düştü... Demokratik süreç zaten kendisi karar veriyor, hangi yolda yürüyecek? Bunlar yapılarak buraya gelindi, "Ha, gelinen yere boş verin siz, biz olsak bunun çok daha iyisini yapardık ve yapacağız; onun için bütün bunları bırakın, herkes bize gelsin, biz bu işi daha iyi yapacağız.” Ee, nereden belli? Yani şimdi onları kırmak istemiyorum, daha fazla konuşmayayım ama benim sadece söylemek istediğim gerçekçi olmak gerekir. Bu dönemdeki süreçler buraya getirdi, örneğin, işte başka sayın liderler var, onların da aldıkları oylar, öyle çok daha fazla değil. Demirel, en çok o aldı, tamam. Biz de onunla birlikte iktidar olduk işte. Bu da gösteriyor ki onun da bize gereksinimi oldu. Niye bize gereksinimi oldu? Kara gözümüz için mi? Yooo.. Başka çaresi olmadığı için. Ve dolayısıyla yani, gerçekçi yaklaşım, bütün bunları değerlendirip, "Tamam işte, biz de şimdi CHP adını alıyoruz, CHP de bugün iktidardadır, SHP olarak; hep beraber daha iyisini yapalım bundan sonra" demek olurdu. Ama işte, onu demediler. Bunu dememelerinde bir neden, bağlılıkları, yahut “Biz bu işin daha iyisini yaparız!" düşüncesi İnşallah yaparlar ama...
6 Eylül 1992, Cumhuriyet