Azerbaycan'da olanları çoktan yazmalıydım. Hani, kimi yazarlar, "Ben zamanında yazmıştım" derler, övünürler ya, öyle başlayıp övünmek, şişinmek geçiyordu içimden.
8 Aralık 1992 Salı günü çıkan "Ankara Notları"nda, Elçibey için "Keçibey" dendiğini yazmıştım Azerbaycan'da. Azerbaycan'da üniversite öğrencisi gençlerden biri şöyle demişti bana Bakü'de:
"Yedi milyon koyuna bir keçi gerekli de ondan!"
Elbette, Elçibey'ın sakalına bakarak "Keçibey" demişti sevmeyenleri. İskender Bey, Elçibey'in en yakınlarındandı. Biri İskender Bey'e, bir gazetede çatacak olmuş, İskender Bey, çatana gazeteyi yedirmiş! O yazının bir bölümünde şu satırlar da vardı:
"Gazete yedirilen demokrasi görmedim hiç! Belki Denktaş'ın Kuzey Kıbrıs’ında olabilir. Kendisine Baba' diyen Özker Özgür’e dünyayı zindan etti; ben işin demokratik olup olmadığına bakarım; 12 Eylül’lerde, Rauf Denktaş'ı askerler, baskılarla seçtirmediler mi? Böyle demokrasi mi olur?
Elçibey, kendisi seçildi ya, ne zaman seçime gidecek belli değil mi? Hürriyet'ten İrfan Sapmaz, ANKA'dan Rahmi Yıldırım la birlikte muhalefet partisi başkanlarından İtibar Mehmedov'a gidip görüştük. Seçimlerin dürüst yapılmadığını söyledi. İleri sürüldüğüne göre Azerbaycan'da seçimleri Süleyman Bey (Demirel) mi etkilemişmiş? O geziye Türkeş’i de mi götürdüydü? İtibar, Elçibey’in bakanlık önerisini geri çeviren bir kişi. Partileri ANAP a yakınmış.
Elçibey, bir antikomünist. Bundan da yararlanıyor mu?"
Yukarıdaki satırlar, gazetede çıktıktan sonra, içimden "Keçibey, Azerbaycan'a girmem için bana vize verdirmez!" diyordum. Azerbaycan'da olanların arkasında İran mı var? Elçibey’in çevresindeki "Bozkurtlar" bir işe yaramadı mı? Elçibey, "Turan” düşü görenlerin, Azerbaycan'daki payandası mıydı? "Adriyatik'ten Çin'e kadar" sözünü de hava parası gibi kim yedi? Büyük umutlar beslenen Türk başkentleri, TRT'nin "hava durumu”nda mı kaldı ne?
Sabahattin Ali Dağları'ndan Foça'ya "Nâzım Hikmet Gecesi”ne gittim. Foça Belediyesi konuklarını köyde ağırlamıştı; köy dediysem Fransız Tatil Köyü! 1960'lı yılların sonuna doğru kurulmuş, Türkiye'de kurulan ilk yabancı tatil köyü. En eskileri. Gazetelerde okurdum da görmemiş, içine girmemiştim. Burada herkes birbirine:
- Bonjour! diyor. "Günaydın!"
Plajda, havuz kıyısında üstsüzler tek tük! Bakmamaya çalışarak geçiyorum yanlarından Yemekleri çok çeşitli, domuz eti, ı-ıh, yok!
Orada iki gece kaldıktan sonra, Foça’daki "Nâzım Hikmet Evi"ne geçtik. Nâzım Hikmet Evi, Foça'ya 3-5 km. uzaklıkta, "Dördüncü Mersinaki” de; Fransız Tatil Köyü ile Hanedan Tatil Köyü arasında. Bu evi, Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı’na, Köy Enstitülerinin emekçilerindin, Tonguç’un sağ kolu Ferit Oğuz Bayır bağışladı. Nâzım Hikmet Evi'nin içini de yatak yorganına, halısına, masa-sandalyesine, buzdolabına, televizyonuna dek, Salihli Belediye Başkanı Zafer Keskiner dayadı, döşedi.
Foça'da, pazar gecesi "Ege’nin sesi” diye tanınan Suavi’yi dinledik. Suavi, Nâzım'ın "Bugün Pazar", "Karlı Kayın Ormanında" şiirleriyle, başka şiirlerini de söyledi. Bedri Rahmi Eyuboğlu'nun Nâzım Hikmet için yazdığı "Zindanı Taştan Oyarlar" dizelerini Suavi, Uğur Mumcu için söyledi:
"Ne bir haram yedin ne cana kıydın / Ekmek kadar temiz, su gibi aydın / Hiç kimse duymadan hükümler giydin / Yiğidim aslanım aman burda yatıyor / Döşek melil mahzun yastık batıyor."
Suavi’yi "Foça Stadyumu"nda binlerce kişi dinledi.
Suavi’yi dinlemeye, Kıymet Coşkun, Atilla Coşkun, Başak Coşkun, Şükran Kurdakul birlikte gittik. Foça Belediye Başkanı Nihat Dirim, düzyazı yarışmasında kazananlara ödüllerini verdi. Resim yarışmasını kazananlara da Foça Emniyet Müdürü Niyazi Turgut ödüllerini veriyordu. Niyazi Turgut, Nâzım gecesi düzenlenmesine başta karşı çıkmış, Tuncel Kurtiz'in, "Şeyh Bedrettin Destanı'nın da izlencede olduğunu öğrenince, "Aman, ben Tuncel Kurtiz’i çoktandır dinlemedim!" diyerek onaylamıştı. O da şenlik düzenleme kurulundaydı. Kızım Özlem de, Tuncel Kurtiz'in oyununa bitti bitti!
Suavi, ozan Şükran Kurdakul'un "Ağıt Değil" şiirini bestelediğini söyledi Hasan Tahsin için yazılan "Ağıt Değil" şöyle:
"Gücünüz varsa sizin / Sözcüğü tutuklayın. / Öğrenci, kitap, Türkçe / En güzel kavramı dilimin / özgürlüğü tutuklayın.
Ben ki düşünüyorum / Var olduğumdan beri. / Silahlar bana dönük / Savaşlar sizin için! Gücünüz varsa artık / Usumu tutuklayın.
Açtı kendini bir bayrak gibi işte / Ölümün üzerinde Haşan Tahsin. / Bu silah başka silah / Bu ölüm başka ölüm / Gücünüz varsa sizin / ölümü tutuklayın."
Foça'daki şenliklerin başarılı geçmesinde çok kişinin emeği var, onların hakkını yememeli. Bunlar arasında Foça Belediyesi danışmanlarından Cihangir Turantaş ile Seçkin İnan Guimin de var. Cumhuriyet muhabiri Şevki Avcı'nın yazdıklarından yararlandım, Foça'ya yıllar önce gelen Şevki, tam Foçalı olmuş!
1 Temmuz 1993, Cumhuriyet