Prof. Eralp Özgenin Görüşleri...

Tunus uyruklu Riyad Mahluf’un durumu ile ilgili olarak, bilim adamlarının görüşlerini almak istedim. Ankara Hukuk Fakültesi Ceza Hukuku Profesörü Eralp Özgen'le konuştum. Prof. Eralp Özgen’in. 1962 basımı "suçluların geri verilmesi" konulu bir kitabı da var. Eralp Özgen, olayı gazetelerde izlemiş. Şöyle dedi:
1- Şu var Mustafa Bey, kabul edilen bir kez, iki ülke arasında suçluları geri verme anlaşmasının olması aranıyor. Ancak, anlaşma olmadan da bu uluslararası ilişkiler olduğu için, karşılıklılık koşulu ile iyi niyetle yine iade yapılabiliyor. Ama temel ilke, suçluların geri verilmesi anlaşması olması. Böyle bir anlaşma varsa anlaşmadaki hükümlere bakmak gerekir. Genellikle Türkiye'nin yaptığı bütün anlaşmalarda yer alan temel ilke "siyasi suçtan dolayı iade yapılamayacağı"dır. Zaten, Türk Ceza Yasası'nın 9. maddesinde de yer almıştır. "Siyasi veya ona murtabıt (bağlı, ilgili) bir suçtan dolayı iade yapılmayacağı" kuralı.
Evet.
Bizim sistemize göre, bir suçun siyasi suç mu, değil mi olduğunu inceleme yetkisi mahkemeye tanınmıştır. Mahkeme inceler, “Siyasi suçtur, iade edilmez" derse bu Türk hükümetini bağlayıcıdır. Artık, hükümet iyi niyetle veya "Birtakım siyasi menfaatlerimiz var" vs. gibi düşüncelerle iade yoluna gidemez.
Evet.
Buna karşılık, tabii 9. madde sadece "siyasi suç" demiyor: işte.. "Türk uyruğunda olmaması" vs. gibi başka hususlar da var: şimdi bunlara bakan mahkeme, "bu kişinin suçu siyasidir, iade edilmez” kararına varır ise dediğim gibi, bu hükümeti bağlar.
Anladım.
Ama suç siyasi değildir, Türk vatandaşı değildir, yani "iade edilebilir" der ise bu takdirde, bundan sonraki satfha hükümetin takdirine kalmıştır. Buna rağmen hükümet iade etmeyebilir. Ama iade de edebilir: tamamen o artık idari takdire bağlı kalmıştır. Şimdi, tabii yine uluslararası hukuk açısından baktığımızda, "Efendim, biz demokratik ülkeyiz, siz değilsiniz, o yüzden iade etmiyorum” pek diyemez; çünkü karşı ülkenin içişlerine karışmış olur.
Anladım.
Ne bulabilir siyasi neden bilemiyorum, yalnız bir de şunu ben size söyleyeyim: Türk Ceza Yasası'nın 9. maddesi, "siyasi veya ona murtabıt (ilişkin) bir suçtan dolayı" demektedir. Siyasi suçun hiçbir yasamızda tanımı yok, ama genellikle kabul edilen, devlet idaresine, devletin düzenine karşı işlenmiş suçtur. Bizim ünlü 146. maddedir. Murtabıt (ilişkin, bağlı) suç ise bağlı derken “şu şekilde siyasi bir amaçla" adi bir suç işlemektir.
Anladım, oda siyasidir, demek istiyorsunuz.
O da iade dışıdır.
Örneğin, sanık Riyad Mahluf diyor ki: "Biz ülkemizde demokrasiyi kurmaya çalışıyoruz. Örgütümüz var. Banka soygunları yapıyor bizim örgüt, ben karışmıyorum" diyor.
O var, şimdi çocuğun ne dediği yanında, gerçeğin de ne olduğunu bilemiyorum. Mahkeme dosyasına bakmadan bir şey söylemek zor. Ama b, "murtabıt (bağlı, ilişkili)” siyasi suçta da tipik örnek şu verilir: Ülkede büyük bir para krizi veya enflasyon yaratarak, hükümeti düşürmek amacıyla Merkez Bankası'nın soyulması. Bir örnek olarak verilir bu doktrinde. Merkez Bankası'ndaki dövizleri gidip soyuyorlar, hırsızlık suçu, adi bir suç, ama amaç ne? Dövizi almak ve ondan yararlanmak değil. Siyasi iktidarı düşürmek, bir döviz bunalımı yaratıp da.
Bir de şu var: Riyad Mahluf, Tunus'ta savunması alınmadan gıyabında 20 yıla mahkum edilmiş, banka soygunundan dolayı. Ve "Banka soygunu adi suçtur" diyor Tunus.
Tunus'ta "adi suç" sayılmış olması bizi ilgilendirmez. Mahkememiz, Türk hukukuna göre, "Bu adi suç mudur, değil midir?” ona bakacak. Demin örnek verdim, gazetelerde okuduğum kadarıyla, bir banka soygunu olduğundan söz ediliyor. O halde, siyasi suçtan ziyade burada tartışılacak olan. Mustafa Bey, "Murtabıt siyasi suç var mı? Bu banka soygunu, bir siyasi gaye ile mi yapıldı?" Eğer Türk mahkemesi, "Bu bir siyasi amaçla yapılmıştır" sonucuna ulaşacak olursa o takdirde, bu bir "murtabıt siyasi suç" sayılacak ve iade edilemeyeceğine karar verecek. Tunus da, "murtabıt siyasi suç"u kabul etmiyormuş, o onun bileceği iş. Bizim hukukumuz, murtabıt siyasi suçun da iade edilmezliği esasını kabul etmiştir. Orada bir siyasi mücadelesi varsa bu kişinin, siyasi mücadelede o banka soygunuyla, parayı mücadelede kullanmak amacıyla yaptığı saptanacak olursa mahkememiz tarafından bu "murtabıt siyasi suç" sayılacak ve “iade edilmeziliğine" karar verilecek. O vakit, Türk hükümetini bağlayıcıdır bu karar. Mahkememiz böyle karar verirse "Ben iade ediyorum" diyemez.
Teşekkür ederim açıklamalarınız için Sayın Özgen...
Riyad Mahluf, 29 Ocak 1993’ten beri tutuklu, bizler Tunus'taki antidemokratik düzenle ilgili onca yazı yazıyoruz da bu konularda Tunus gazetelerinde tek satır haber çıkmıyor. Demokrasinin olmadığı yerler böyledir.
Riyad Mahluf’un duruşması bugün saat 11.00'de Kırklareli Asliye Ceza Mahkemesi’nde. Duruşmaya savunmanları Burhan Apaydın, Kemal Keleşoğlu, Nilgün (Çerçi) Çevik girecekler.
***
Ankara’da trafik kazası geçiren mimar Tamer Özlü öldü. Özlü, İbrişim ailelerine başsağlığı dilerim.