“İsveç’te Yaşam"ın birincisini 1 mayıs günü yazdım. İsveç'le ilgili bazı bilgileri doğrulatmak için İsveç elçiliğini aradım. Bantta İngilizce, elçiliğin 1 Mayıs dolayısıyla, salıya değin kapalı olduğu açıklaması vardı. İçim burkuldu, bir tuhaf oldum. Benim yurdumda, 1 Mayıs bayram değildi!
1 Mayıs'ın benim için bir başka önemi de vardı, 20 yıl önce, 1975’te Cumhuriyet'te başlamıştım. Dün gibi..
İsveç elçiliğinden soracağımı, Dışişleri'nden sormak istedim. İsveç Başbakanı Ingvar Carlsson’un adını doğru mu yazıyordum acaba, onu bir doğrulatmak istiyordum. İlk çıkan:
Bilmiyorum, dedi, protokole sorun!
Protokoldeki bayan, önce bir ad verdi, o herhalde eskisi olmalıydı. Zaman zaman telefon kesildi, sonunda çözdük. Bayana teşekkür ettim!
Bu arada, eski TRT’cilerden güzel bir insanın, Aslan Alp'in yürek yetmezliğinden öldüğünü öğrenip yıkıldım. Acılarımı içime gömdüm...
İsveç Radyosu'ndan Gülseren Engström, “Nasıl bir şey İsveç'te yaşamak” biçimindeki soruma şu karşılığı vermişti:
“Ekmekçi, istersen önce İsveç'in kısa bir tarihçesine bakalım: İsveç, bu yüzyılın başına değin, çok yoksul bir ülke. Hatta, öyle yoksul ki, nüfusu beş milyon o zaman, 1900'lerin başında, 1 milyonu, yani beş kişiden biri ABD'ye göç ediyor açlıktan ötürü. Sonra, işte savaşa katılmıyor, ekonomisini çok kısa bir süre içinde düzeltiyor. Sosyal demokratlar iktidara geliyorlar. Şöyle bir karar veriliyor:
Biz bir ‘halkevi’ kuracağız. Adı da gerçekten ‘Halkevi' bunun. Bu halkevinde, varsıllara da, yoksullara da yer olacak, diyorlar. Bunun anlamı, sanayici, işverenlerle, işçi örgütleri herkes birlikte hareket edecekler, demek. Bu, 1938-1940'larda oluyor. (Tam bizim halkevlerinin etkin olduğu, Köy Enstitüleri’nin kurulduğu yıllar! Düşünüyorum, Vehbi Koç ne yapıyordu o yıllar?)
Bunlar diyorlar ki:
Biz, bu ülkenin yararı için her şeyde ortak işbirliği esasını ele alacağız!
İsveç demokrasisinin altında şu yatıyor: Eşitlik, dayanışma. Eşitlik derken, bu aile içindeki eşitlik, kurumlardaki, işverenle, işçi arasındaki eşitlik her yerde..."
Ben, “Kadın erkek arasında" diye soruyorum. Gülseren Engström karşılık veriyor.
Kadın-erkek eşitliği de oradan kaynaklanıyor. Eşitliğin esasına dayanan anlaşmadan, bugüne geliyor. Bugün İsveç kabinesinin yarısı kadın bakandan oluşuyor...
İnsanların devlete güveni var. Devlete güveni olmasının nedeni, işte bu ‘Halkevi’ni kuracağız' dedikleri zaman müthiş bir reform yapıyorlar. Sayrılık (hastalık), işsizlik sigortası, herkese konut yardımı. Hangi parti iktidar olursa olsun, herkesin malı haline geliyor reformlar. Biliyorsunuz, sağ İsveç ’te üç kez iktidara geliyor. 50 yıl, sosyal demokratlar yönetiyor ülkeyi. Sağcılar gelince, sosyal demokratların sözünü ettiğim reformları, onların da malı oluyor. Zaten ondan önce de, bizim tam tersimize, İsveç politikasında şöyle bir gelenek var: Biz, muhalefeti düşman olarak görürüz, onun yaptığı her şey kötüdür, deriz. Bunun en iyi örneği iki yıl önce verildi: İsveç ekonomisinde bütçe açığı giderek arttı. Şu anda bayağı kötü durumda. İşsizlikle, bütçe açığı en büyük sorunu. Sağ iktidar işbaşındayken, bu yıl geldi sosyal demokrat azınlık hükümeti biliyorsunuz, oturdular, ‘Bu ekonomiyi nasıl düze çıkarırız?' diye sabahlara değin toplantı yaptılar. Sözünü ettiğim, refah toplumunun birtakım giderleri var: İşsizlik sigortası, konut yardımı, sayrılık, yaşlıların bakımı bilmem ne. ‘Bunlarda kısıtlama yapacağız' dediler. İşçi Sendikaları Konfederasyonu lideri, Sosyal Demokrat Parti Başkanı Ingvar Carlsson, halkına şunları söyledi:
Bu, tarihsel bir karardır, bu kısıtlamalar bütçede yapmak zorundayız. Biz, sağ iktidarın aldığı kararı kabul ettik!
Bunu halk da kabul etti. Bu, bir örnek, buna benzer, bir sürü örneği arttırabiliriz.
Buradan günlük yaşama geçersek, İsveç ’te şu var: Eşit olacaksınız, ‘Kendini başkasından üstün görme!’ diye halk arasında bir kural var. Kendini bir başkasından üstün görürsen, bu çok ayıp bir şey. Böyle olunca sadelik çok önemli. İnsanlar arasındaki ilişkilerde güven çok önemli. Aile içinde, en büyük kötülük yalan söylemektir. Aynı ilişkiyi devlette de görüyorsunuz...”
4 Mayıs 1995, Cumhuriyet