Haldun Derin’in, “Çankaya Özel Kalemini Anımsarken” adlı yapıtı, özünde demokrasi dersleriyle dolu: Çevreme bakıyorum, bugün, demokrasiyi özümlemiş, kendi çıkarını düşünmeyen kim var, diye. Kafamda canlanan bir, bilemediniz iki kişi. Yazık değil mi bu ülkeye? Elbette, demokrasiyi yozlaştıranların goygoycuları da var. Din sömürücüleri, her köşe başında. Kulağı geçen boynuzlar, halka da demokrasiye de yan bakan, şeşi beş gören -kim var- mal ortada!
“Tarih Vakfı" yayımlarından çıkan yapıtında, Haldun Derin, 14 Mayıs 1950 seçim gecesini yansız, tatlı bir biçemle şöyle anlatıyor:
“Akşama doğru seçim sonuçlarının azar azar gelişini, (Cumhurbaşkanlığı Köşkü’nde dahili 18 numaralı telefon orada olduğu için 18 numara dediğimiz) bilardo masalı nöbetçi yaverliğinde izliyoruz. İnönü, Günaltay, Erim, CHP Genel Sekreter Yardımcısı Barutçu, İçişleri Bakanı Erişirgil (Emin), CHP Genel Sekreteri Dursunoğlu (Cevat) ve Ankara Valisi Avni Doğan, bitişikteki odadan geçilen yemek salonundalar.
Masa üzerindeki uç telefon boyuna işliyor. Nöbetçi Hüsnü Heper. üçüne birden güç yetiştiği için Genel Kâtip Cemal Yeşil, Yaver Fikret Yüksel, Daire Müdürü Vecih Bereketoğlu (Haldun Derin'in kayınbabası), ben hep birlikte kendisine yardım ediyoruz. Zaman zaman yemek salonundakilerden bir ikisi gelip bilgi alıyor ya da telefonla konuşuyor. Yeni bir haber geldikçe, Hüsnü gidip, içeri arz ediyor.
Bir ara Erişirgil, İstanbul’un elverişli olmadığı anlaşılan sonuçlan üzerinde Vali F. K. Gökay’la görüştü:
Yahu, hani Rumlar bize verecekti?
Hattın öteki ucundan ne cevap geldi bilmiyorum. Yine Erişirgil, Niğde Valisi ile görüştü. Aldığı cevap üzerine bir uyarıda bulundu:
Sakın ha, öyle şeylere kalkışmayı aklından geçirme...
Vali anlaşılan kaybın kesin olduğunu bildirmiş, kendine göre bir tedbir önermiş olacak. Erişirgil’in ise seçim çevresi aksi gibi Niğde...
Derken, Cevat Dursunoğlu telefonda: Aradığı yeri çabuk bulmak için, aradaki kentin telefon memuruna, tatlı Erzurum şivesiyle:
Tevessüt et küçük hanım, tevessüt et! diye yalvarıyor.
Falanca yerden sonra filanca yerin yitirildiği haberleri birbirini kovalıyor. Dursunoğlu’nun genel sonuçlar için pek iyimser olup, ezici çoğunluğa dek varan ilk tahminleri yavaş yavaş gücünü kaybetti. Yalnızca çoğunluğa, ardından başa baş olmaya dek indi; sonunda, ondan da aşağıya düştü.
Başbakan Yardımcısı Nihat Erim, Kocaeli’nin sonuçlarını öğrenince:
Zaten ümidim yoktu! dedi; sonra, hazırlanıp çıkmasında çok çaba gösterdiği Seçim Kanunu’nu acarcasına ‘Kendi elimle kesip yâre verdiğim kalem/ Fetvay-ı hun-ı nahakkımı yazdı iptida’ dizelerini okudu. (III. Selim ’in olan dizeleri yazar Rüştü Şardağ, günümüz diline şöyle çevirmiş: ‘Kendi elimle kesip yâre verdiğim kalem, her şeyden önce, haksız yere benim kanımın akıtılması için fetva verdi.’)
Sonuçların büyük bir kısmını kapsayan haberlerin arkası alındığında, saat sabahın 2’sini geçiyordu. İnönü, ağır adımlarla mermer kondora doğru yürüyerek:
Haydi hayırlısı, Allah rahatlık versin! dedi, sonra merdivenlerden yuka yatmaya çıktı."
Eski Vali, hukukçu Sıddık Tümerkan, 1976 yılında yayımladığı “Kaymakam Sami'den öyküler" adlı yapıtında, İçişleri Bakanlığı'nda genel müdür olarak bulunduğu seçim yasasının hazırlanışı sırasında, bakanlık yetkililerinin “çoğunluk sistemi yerine, orantılı temsil sistemi üzerinde direttiklerini", ama Başbakan Yardımcısı Prof. Nihat Erim'e kabul ettiremediklerini belirtecektir. İçişleri Bakanı, konuyu daha sonra, Cumhurbaşkanı İnönü’ye açmış, Cumhurbaşkanı:
Başbakan Yardımcısı Profesör ne diyorsa onu yapın yanıtını vermiş. Tümerkan’a göre orantılı temsil sistemi benimsenseydi. Demokrat Parti aşağı yukarı 250, Halk Partisi 200 milletvekilliği alabilecekti. İsmet Paşa'yla eski Başbakan Yardımcısı Profesör uslarını başlarına, 11 yıl gecikmeyle 1961 de devşirebileceklerdi. (H. Derin'in yapıtı: S. 258-259)
1950’de, iktidara gelen DP, -gerçekte demokrat olmadığı için-27 Mayıs devrimini getirecekti!
1950’nın üzerinden 45 yıl, 27 Mayıs üzerinden 35 yıl geçti. Demokraside, kaç adım yol aldık, düşünmeye değer. Herkes şapkasını, takkesini, fularını, örtüsünü önüne koyup düşünsün!
★★★
27 Mayısçılar İstanbul'da “1961 Anayasası ve Çağdaş Demokrasi Vakfı’nı kurdular. Yönetim Kurulu Başkanlığına Numan Esin getirildi. Yeni kuruluşa başarılar diliyorum... 27 Mayıs’ın yıldönümünde, cumartesi saat 10.00'da 27 Mayısçılar Anıtgömüte gidecekler. Ardından 11.00 de Gürsel’in gömütü önünde saygı duruşu yapılacak. Saat 15.00’te ise Şinasi Sahnesi'nde “Çağdaş Demokrasi ve Anayasa, 1961 Anayasası, 27 Mayıs 1960 Devrimi" konulu, 27 Milli Devrim Derneği Başkanı eski milletvekili Hüseyin Avni Güler'ın yöneteceği bir açıkoturum var, konuşmacılar İlhan Selçuk, Prof. Cem Eroğul, Prof. Anıl Çeçen, savunman Ceyhan Mumcu.
27 Mayıs cumartesi günü öğleden sonra saat 15.00 19.00 arasında, Ankara’da Bayındır Sokak 23/6’da İlhanİlhan Kitabevi’nde “Gün Ola Harman Ola” ile “Tilkiyle Kuyruğu" kitaplarını okurlara imzalayacağım. (İlhanİlhan’ın telefonu: 0-312-4331422, faks no: 4325686)
25 Mayıs 1995, Cumhuriyet