Tanju ile Beşikçi...

Eve geldiğimde eşim:
Seni Aydın Doğan aradı! dedi.
"Allah Allah!" dedim içimden. "Aydın Doğan beni niye arasın ki?" Aydın Doğan, Hürriyet’in, Milliyet’in patronu. Yoksa Oktay'la Ali gibi beni de mi almayı düşünüyor? Olamaz!
Jeton sonradan düştü. Bu Aydın Doğan, o Aydın Doğan değil, Haymana Cezaevi’nden çıkan Aydın Doğan'dı. "Yaba" dergisinin sahibi, yayıncı, öykücü Aydın Doğan!
Abi, ben Aydın Doğan! Benim aramamı istemişsin!
Evet, siz cezaevinden çıktınız, geçmiş olsun. Şükran Yurdagül söyledi, bir dolu da sorun çıkmış galiba! (Ben, başka Aydın Doğan aradı sandım, demedim artık.)
Evet abi, tahliye olduğum gün, yeniden mahkemeye. DGM’ye çıkarıldık. Akşamın yedi buçuğunda ancak evime varabildim. Böyle bir uygulama yaptılar. Yapmalarının nedeni şu. Benim cezamın bitişine bir gün kala cezaevi yönetimi, tahliye kararımın neden gelmediğini soruyor; dosyaya bakarken görüyorlar ki, yazar Mustafa Pala ile yayıncı Aydın Doğan aynı dosyada. Gerçekten öyleydi, biz ikimiz aynı davada yargılanmıştık.
Neydi davanın konusu?
Musa Anter'le yapılan söyleşiden ötürü, ben yayıncı olarak yargılandım. Mustafa Pala yazıyı yazan olarak. Kitabı hazırlayan olarak altı ay ceza almıştım. Mustafa Pala da yazar olarak 18 ay almıştı.
Kitap toplatıldı mı?
Yok, toplatılmadı. Ben bir ara iletirim size. Biz yeniden DGM’ye çıkarıldık. Mahkeme demiş ki: “Mustafa Pala ile Aydın Doğan mahkemeye birlikte gelsinler. Burdan tahliye verelim!" Ben tabii şaşırdım. Ben salıverilip evime gelecektim, sabah saat dokuzda. Böyle olunca gelemedim. Mustafa Pala ile birlikte, yeniden kelepçelendik. Ankara DGM’ye getirildik Haymana'dan, askeri şeyle. İşte orada İsmail Hoca'nın (Beşikçi), yayıncısı Ünsal Öztürk’ün davaları görüldü. Ardından Mehdi Zana’nın duruşması yapıldı, o salıverildi. İsmail Bey’le Ünsal Bey'in duruşmaları 24 kasıma ertelendi.
O da çıkabilecek mi acaba?
Bilemiyorum; kendisiyle konuşamadık. Sadece, "24'üne attılar!” dedi. Öyle bir selâmlaştık o kadar.
Siz ne kadar yattınızdı?
Ben tamamen bitirdim cezamı, 4.5 ay yattım. Zaten altı aylık cezam vardı.
Daha önce işkence filan yaptılar mı?
Yok, öyle işkence durumu filan görmedim. Ben sadece yayıncı olarak... Hani bize bir dört ay erteleme hakkı veriliyor; o zaman başvurmuştum, dilekçeyle savcılığa; o da iki ay ertelemişti, içeri almadılar. Bu arada, para cezasını takside bağladılar. Bu iki ay içinde 50 milyon lirayı ödedim. Beş milyon lira da güvence (teminat) yatırmıştım, yani ertelemeyi yapmaları için. Toplam elli beş milyon lira yattı. İki ay daha uzatmaya gittiğim zaman, savcı uzatmadı, tutuklattı.
Peki, Mustafa Pala ne oldu?
Mustafa Pala, 250 milyon lira para cezasına, iki yıl da hapis cezasına çarptırılmıştı.
İki yıl yattı mı şimdi?
O yatmadı! Ben gidip yattım. Benim cezamın bitmesine az kala, Mustafa Pala yakalandı. Evini falan değiştirmişti, Batıkent'e gitmişti.
Ne kadar yatmış oldu Mustafa Pala?
O, kırk beş gün y0atmış oldu. Birlikte, duruşmaya çıktık, Pala’nın kararı şu: İki yıllık cezanın bir yıla düşürülmesine ve onun da ertelenmesine. 250 milyonluk para cezasının da 100 milyona düşürülerek ertelenmesine, dolayısıyla salıverilmesine karar verildi, öylece, mahkeme onu tahliye etmiş oldu. 45 günle kurtardı. Hatta onun, Haluk Hoca (Gerger) oradayken, bu ayın 20’sinde duruşması olduğuna ilişkin şey de gelmişti bize. Fakat dosyamız bir olduğu için, benim “tahliye" günümü, onunkiyle birleştirdiler. On gün daha erken çıktı benim sayemde. Bana bir rakı borcu var, kararlaştırdık aramızda! (Kahkahalar).
İsmail Beşikçi ne olacak?
İsmail Beşikçi TMY’nin 8. maddelerinden kurtarır. Onun kitaplarından dolayı 33 yılı aşan cezası var. Fakat TCY’nin 159'la 312'likleri de var. Ünsal Öztürk’te de mahkemede karşılaştık. O da İsmail Beşikçi’nin kitaplarını yayımlamıştı. Onun davası da çok. Onunkilerin tümü 8. madde ile ilgili.
Haluk Gerger'le, İstanbul'da TÜYAP'ta karşılaştık. O, eşi Rennan'la birlikte ABD’ye gidiyor. Bana 10 Kasım günü sizlerin çıkacağınızı söylemişti. Haluk Gerger'le Ayşe Zarakolu na, Yayıncılar Birliği ödüller vermişti. Haluk'a söyledim. "Aydın Doğan’lar çıkınca beni arasınlar" diye, arayan şenmişsin demek!
Ben çıkınca aradım, yoktunuz gazetede, evi aradım, yengeydi sanıyorum; o da “Evde yok!" dedi, “Aradığımı söyleyin” dedim, not bıraktım. Fakat telefonumu vermeyi unuttum!
1947 doğumlu Aydın Doğan’la 1959 doğumlu Mustafa Pala'ya başarılar diledim. İsmail Beşikçi'yi çoktandır göremiyorum. Cici beyler, Tanju (Çolak) için özel bağışlama yasaları düzenleyedursunlar; İsmail Beşikçi kimin umurunda? İHD'den aldığım bilgiye göre, Beşikçi'nin dava sayısı 103. Yargıtay 'da kesinleşen hapis cezası 37 yıl 3 ay ağır hapis, kesinleşen para cezası 3 milyar 234 milyon 80 bin TL: Yargıtay aşamasında olan hapis cezası 3 milyar 733 milyon 333 bin 332 TL. Devam eden çok sayıda dava var. Değişik dönemlerde 13 yılı aşkın cezaevinde kaldı.
Çağdaş Gazeteciler Derneği, 18 kasım cumartesi saat 14.00'te Türk-İş Salonu'nda. “Basında Kavga" konulu bir açıkoturum düzenliyor. Katılanlar: Nezih Demirkent, Korkmaz Alemdar, Orhan Koloğlu. Duyduk duymadık demeyin!