Güneydoğu dan döner dönmez. Ankara'da M.G.’nin işten attığı işçilerin ne durumda olduğunu araştırdım. Güvenpark'ta sessiz direnişteymişler.
Güvenpark'ın, Belediye İmar Müdürlüğü'nün karşısındaki bölümünde, çimenlerin üzerinde oturuyorlardı. Üstlerinde. DİSK Genel-İş'in gömlekleri var. M.G.'nin, Cebeci Gömütlüğü’nden, parklardan attığı kadınlı-erkekli bu işçileri artık çok yakından tanıyorum. Kaç kez Cumhuriyet bürosuna geldiler, kimi zaman beni de bulamadılar, geri döndüler. İnsanların ekmeğiyle oynayanlar acımasızdırlar. Onlardan her kötülük beklenir.
Suçları neymiş bu insancıkların? Elimde 10 Ağustos 1994 günlü bir belge var. Parklarda çalışan bir bayan için düzenlenmiş. "Gizli" damgası vurulmuş. Personel Daire Başkanı B.A. imzasını taşıyor. Şef A.K., Şube Müdürü O.G. ile Genel Sekreter Yardımcısı M. Tutar ın parafları var. Genel Sekreter Vekili N.Ş., "Uygun görüşle arz" deyip imzalamış. Belediye Başkanı M.G. de "Olur" deyip imzayı basmış. Bu, bayanın ekmeğiyle oynayan "gizli" yazıda ne var? Hiçbir şey! Anlaşılıyor ki, kadıncağız suyunu bulandırmış kurdun.
Ne yazıyor "gizli" belgede?
... 1475 sayılı yasaya tabi olarak görev yapan….sicil nolu ….’ın 27.5.1994 günü görevli olduğu Çankaya Botanik Parkı'nda çalışmalarla ilgili olarak özel TV haber görevlilerine 1475 sayılı yasanın 17. maddesinin II. bendi, (b) ve (ç) fıkralar kapsamına giren davranışlar içerisinde beyanda bulunduğunun dairesince tespiti üzerine adı geçenin konu ile ilgili yazılı savunması istenmiş, ancak savunma vermekten imtina ettiği ekli belgelerden anlaşılmış olup, hakkında İşçi Disiplin Kurulu'nca işlem yapılmak üzere ilgide kayıtlı yazı ile konu, ilgili günlük gazete kupürleri ve video bandı da eklenerek İşçi Disiplin Kurulu Başkanlığına havale edilmiştir...
"Gizli" yazıda, daha sonra İşçi Disiplin Kurulu'na gitmeye de gerek bulunmadığı anlatıldıktan sonra, şöyle denmekte:
"Adı geçenin yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı hizmet aktinin bildirimsiz feshini gerektiren davranışlarda bulunması sebebiyle, savunma hakkından da imtina ettiği dikkate alınarak, hizmet aktinin 1475 sayılı yasanın 17. maddesinin II. bendi (b) ve (ç) fıkraları gereğince FESH edilmesi ve kaydının kapatılması hususunu OLUR' Emirlerinize arz ederim."
"Gizli" yazının sonunda geçen "emirlerinize" sözcüğünün ilk harfi "e’’ büyük harfle yazılmış. Ne demiş Namık Kemal?
"Köpektir zevk alan seyyad-ı biinsafa hizmetten!" (Acımasız avcıya hizmetten hoşlanan köpektir.) Haksız olarak yeri değiştirilen, onuruyla oynanan işçi bir gazeteye bir açık mektup yazamayacak, karşısına gelen TV görevlisine birkaç sözcük söyleyemeyecek mi? Hani, parklar "pis" olduğu için görevden alınıyorlardı? Bunlar, kurtla kuzu masalından başka bir şey değil!
Güvenpark'ta neler mi gördüm? İşten atlan işçilerin hazırladıkları dövizler. Bunların kiminde şöyle yazılar var:
"I.M.G. Seni Kıskanıyorum-Adolf Hitler'', "Belediye Başkanı mı Gardiyan mı?", "I.M.G. Ekmeğimizden El Çek!", "İşyerlerindeki Zulme Son", "Adil Düzende Babalar da İşsiz, Çocuklarda", "G'nin Yalanlarını Halkın önünde Tartışsak."
Ayrıca "İşten Atılanlar ve Sürgünler" başlıklı birde tablo var. Bunda şu bilgiler var:
Anakent Belediyesi: Atılan işçi 19 + 21, memur 611 . Çeşitli yerden sürgün edilen işçi: 1000 dolayında.
ASKİ'den atılan işçi: 27.
30 işçi Etimesgut, Anakent, Fen İşleri sürgün.
Keçiören Belediyesi: Atılan işçi 346, sürgün ve kadroları elinden alınan 135 işçi.
Altındağ Belediyesi: İşten atılan işçi 140. sürgün ve kadroları elinden alınan 300.
Sincan Belediyesi: İşinden atılan işçi 597, memur 73, Sinkent’ten 88 işçi.
Etimesgut Belediyesi ’nden atılan işçi 340.
Atılan işçilerin toplamı: 2264.
Güvenpark'ta oturarak dirençlerini gösteren 40 kişi, buzdağının görünen yanı. Görünmeyeni, yukarıda belirtilen sayılarda. Polis Güvenpark'ta bekleyenlerin sabaha dek kalmalarına izin vermedi. Ancak, onun dışında da şimdiye değin başkaca bir şey, örneğin eziyet, işkence yapmadı...
İşçilerin bağlı oldukları Genel-İş Sendikası’nın yayın organı “Emek "dergisi bir "özel sayı“ yayımlayarak, M.G.'nin işten attığı işçi üyelerine geniş yer verdi. Atılan işçilerin sayısının 2500’ü aştığının açıklandığı özel sayıda özetle şöyle denildi:
Belediye işçilerini televizyonlardan sabotajcı ve terörist ilan eden 'M.G.' rahat uyusun!
18 yıllık mezarlık işçisi Muzaffer Karataş artık işsiz; beden özürlü Hüseyin Acer şimdi sokağa atıldı.
Ankara belediyelerinden atılanların sayısı, en son Anakentte kıyılan 40 arkadaşımızla birlikte, 2500'üaştı.
M.G. Muzaffer ve Hüseyin'lerin aç çocuklarının çığlıklarını duymasın, uyusun.
- Başkanım, solcuları işten atmazsan, öte dünyada iki elim yakandadır! diyen, Keçiören'de çalışan işçi arkadaş, sen de rahat uyu!
Gençlik Parkı’nda M.G. Bunları atayım mı?’ diyerek şov yaptığında, 'At, at!' diye tempo tutan şakşakçılar; siz de rahat uyuyun!
Roma krallarını eğlendirmek için aç arslanların önüne atılan kölelerin paramparça edilmesi, bu vahşete tempo tutanları ne kölelikten kurtardı, ne de bir başka gün onların da arslanlara yem olmasını önledi. Ama, belki bugün siz, başkalarının katlini alkışlayıp kendinizi kurtarabilirsiniz. 18-20 yıllık işçi arkadaşlarınızdan boşalan ekip başı, baş şoförlük ve formenlikler belki sizin olabilir. Mesai ücretlerinin tümünü belki size verirler...
Yarın Hıfzı Veldet Velidedeoğlu 90 yaşında... O, iki yıl önce aramızdan ayrılmış, ölümsüzleşmişti. Hıfzı Veldet Velidedeoğlu, yarın Uludağ’da, yapıtlarını hazırladığı yerde anılıyor. Hocayı sevgiyle anıyorum...